Herkesin yığınla arkadaşı olabilir ama yığınla dostu olamaz bence. Çünkü dost özel olmalı öyle bir sürü değil 3-5 tane falan en fazla.. Hastayım dediğinde geçmiş olsun demez, koşar yanına gelir, canım sıkkın dediğinde kolundan tutup dışarı çıkarır, senle ağlar senle güler..


     Dün çok sevdiğim Zeynebimle konuştum.. nasıl özlemişim.. Üniversite boyunca 4 yıl aynı evde kaldık bi kere sesli kavga ettiğimizi, saç başa olduğumuzu hatırlamam.. Bi de anılarımız.. Hala gülerek "ne güzeldi yaa o günler, keşke yeniden o günlere dönebilsek" diye bahsederiz.. Düşündüm de ne uyumlu bir dostluğumuz varmış yaa.. O kadar çok maceramız var ki.. Bunlardan birazı;


     İncilipınar pikniklerimiz.. iki büyük boy cips, meyve suyu, bisküviler, 2 browni intense(hastasıydık) ve suyumuzu(hemen oha deme, hepsini bitiremiyoduk :) yolumuzun üzerindeki marketlerden tedarik edip, doğruuu pikniğe incilipınara..:) En büyük ağacı kapar onun altında oturup pikniğimizi yapardık.. Orası bizim yerimiz ilan edip bizden önce oraya oturanlara pis pis bakıp kızmalara kadar abartmıştık olayı..:)







     Candoğan günlerimiz.. Bir çay bahçesi gibi, bahçesi süs havuzu olan bir park Candoğan Parkı; ama bizim için daha çok şey ifade ediyor..:) Her gün oraya gidip türk kahvesi içmek mi dersiniz, fal bakmak için o kahveyi kapatayım derken masa örtüsüne kahve dökmek mi dersiniz yoksa Zeynebime fal bakarken kendimi kaybedip yan masaların bize bakıp bakıp gülmesi mi..:) (Hiç Türk kahvesi sevmeyen Zeynebimi de kahve delisi yaptım ya korkulur benden..)










     Hiç tanımadığımız fanatik Fenerbahçeli bir grupla Isparta- Davraz'a kayak yapmaya gitmemiz.. (Cesarete bak) Bir face duyurusunda gezi olduğunu görmiştük, tabi benim fanatik FB'li Zeynebim rahat durur mu, durmaaz! hemen başladı: "Biz de gidelim miiii?" Peki ben rahat durur muyum asla!

     Gidelim tabi dememle, kendimi sabahın 4'ünde fanatik Fenerbahçeli bir grupla gün ağarmadan bir otobüste bulmam bir oldu.. İşin ucunda bilmediğim yerleri görmek ve gezmek varsa; ben varım. İyi ki de gitmişiz, iyi ki de bir çılgınlık yapmışız ne güzel bir macera yaşadık ve çok da güzel kaydık..Telesiyej keyfini de unutmayalım.







Canımız sıkılınca kalkıp Aydın'a gitmekten, Zeynebimi tutup kolundan İzmir'e getirmeme kadar daha o kadar çok güzel anımız var ki.. 


Güzel dostluklar kurmak ve dostlarımızdan ayrılmamak dileğiyle.. Şimdilik bu kadar hepinizi yanaklarınızdan mıncırıyorum.. :)