Frangipani Flower
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
arkadaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arkadaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Eylül 2012 Pazar

ilginç teselli diyalogları


İki haftadır gözlerimi şişmiş gören arkadaş üzülme bu kadar, bak sen şu çocuğu bi denesene dedi. -'Oha hayvan, eşya mı deniyoruz' dedim o günden beri bana selam vermiyor..


Karşıma çıkan herkes üzülme diyor! Lan bırakın da üzüleyim biraz dedim, geber o zaman dediler.. (arkadaşlarımın ortası yok!) 



Sedoşum da bana sürekli yas sürecindesin sen, bak yastasın diyor.. Biri mi öldü lan? demeye kalmadan doğru ya dedim.. 


Tamam bea tamam sen de başlama, biraz daha var sonra düzelicem.. Yas tutmadan sevinç olmaz, az kaldı sabret biraz sayın okuyucu, valla bak!


Hemen içim karardı deme bu son artık neşeli yazcam... 


Not: lanlu lunlu, ohalı çüşlü konuşmalarımdan da anlaşıldığı üzere içimdeki kabasakal bir türlü rahat durmuyor..:)







Görsel alıntı buradan
Devamını Oku

27 Ağustos 2012 Pazartesi

Eski dostluklar unutulmaz..

     Herkesin yığınla arkadaşı olabilir ama yığınla dostu olamaz bence. Çünkü dost özel olmalı öyle bir sürü değil 3-5 tane falan en fazla.. Hastayım dediğinde geçmiş olsun demez, koşar yanına gelir, canım sıkkın dediğinde kolundan tutup dışarı çıkarır, senle ağlar senle güler..

     Dün çok sevdiğim Zeynebimle konuştum.. nasıl özlemişim.. Üniversite boyunca 4 yıl aynı evde kaldık bi kere sesli kavga ettiğimizi, saç başa olduğumuzu hatırlamam.. Bi de anılarımız.. Hala gülerek "ne güzeldi yaa o günler, keşke yeniden o günlere dönebilsek" diye bahsederiz.. Düşündüm de ne uyumlu bir dostluğumuz varmış yaa.. O kadar çok maceramız var ki.. Bunlardan birazı;


     İncilipınar pikniklerimiz.. iki büyük boy cips, meyve suyu, bisküviler, 2 browni intense(hastasıydık) ve suyumuzu(hemen oha deme, hepsini bitiremiyoduk :) yolumuzun üzerindeki marketlerden tedarik edip, doğruuu pikniğe incilipınara..:) En büyük ağacı kapar onun altında oturup pikniğimizi yapardık.. Orası bizim yerimiz ilan edip bizden önce oraya oturanlara pis pis bakıp kızmalara kadar abartmıştık olayı..:)







     Candoğan günlerimiz.. Bir çay bahçesi gibi, bahçesi süs havuzu olan bir park Candoğan Parkı; ama bizim için daha çok şey ifade ediyor..:) Her gün oraya gidip türk kahvesi içmek mi dersiniz, fal bakmak için o kahveyi kapatayım derken masa örtüsüne kahve dökmek mi dersiniz yoksa Zeynebime fal bakarken kendimi kaybedip yan masaların bize bakıp bakıp gülmesi mi..:) (Hiç Türk kahvesi sevmeyen Zeynebimi de kahve delisi yaptım ya korkulur benden..)










     Hiç tanımadığımız fanatik Fenerbahçeli bir grupla Isparta- Davraz'a kayak yapmaya gitmemiz.. (Cesarete bak) Bir face duyurusunda gezi olduğunu görmiştük, tabi benim fanatik FB'li Zeynebim rahat durur mu, durmaaz! hemen başladı: "Biz de gidelim miiii?" Peki ben rahat durur muyum asla!

     Gidelim tabi dememle, kendimi sabahın 4'ünde fanatik Fenerbahçeli bir grupla gün ağarmadan bir otobüste bulmam bir oldu.. İşin ucunda bilmediğim yerleri görmek ve gezmek varsa; ben varım. İyi ki de gitmişiz, iyi ki de bir çılgınlık yapmışız ne güzel bir macera yaşadık ve çok da güzel kaydık..Telesiyej keyfini de unutmayalım.







Canımız sıkılınca kalkıp Aydın'a gitmekten, Zeynebimi tutup kolundan İzmir'e getirmeme kadar daha o kadar çok güzel anımız var ki.. 


Güzel dostluklar kurmak ve dostlarımızdan ayrılmamak dileğiyle.. Şimdilik bu kadar hepinizi yanaklarınızdan mıncırıyorum.. :)

Devamını Oku

Pages

arkadaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arkadaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Eylül 2012 Pazar


İki haftadır gözlerimi şişmiş gören arkadaş üzülme bu kadar, bak sen şu çocuğu bi denesene dedi. -'Oha hayvan, eşya mı deniyoruz' dedim o günden beri bana selam vermiyor..


Karşıma çıkan herkes üzülme diyor! Lan bırakın da üzüleyim biraz dedim, geber o zaman dediler.. (arkadaşlarımın ortası yok!) 



Sedoşum da bana sürekli yas sürecindesin sen, bak yastasın diyor.. Biri mi öldü lan? demeye kalmadan doğru ya dedim.. 


Tamam bea tamam sen de başlama, biraz daha var sonra düzelicem.. Yas tutmadan sevinç olmaz, az kaldı sabret biraz sayın okuyucu, valla bak!


Hemen içim karardı deme bu son artık neşeli yazcam... 


Not: lanlu lunlu, ohalı çüşlü konuşmalarımdan da anlaşıldığı üzere içimdeki kabasakal bir türlü rahat durmuyor..:)







Görsel alıntı buradan

27 Ağustos 2012 Pazartesi

     Herkesin yığınla arkadaşı olabilir ama yığınla dostu olamaz bence. Çünkü dost özel olmalı öyle bir sürü değil 3-5 tane falan en fazla.. Hastayım dediğinde geçmiş olsun demez, koşar yanına gelir, canım sıkkın dediğinde kolundan tutup dışarı çıkarır, senle ağlar senle güler..


     Dün çok sevdiğim Zeynebimle konuştum.. nasıl özlemişim.. Üniversite boyunca 4 yıl aynı evde kaldık bi kere sesli kavga ettiğimizi, saç başa olduğumuzu hatırlamam.. Bi de anılarımız.. Hala gülerek "ne güzeldi yaa o günler, keşke yeniden o günlere dönebilsek" diye bahsederiz.. Düşündüm de ne uyumlu bir dostluğumuz varmış yaa.. O kadar çok maceramız var ki.. Bunlardan birazı;


     İncilipınar pikniklerimiz.. iki büyük boy cips, meyve suyu, bisküviler, 2 browni intense(hastasıydık) ve suyumuzu(hemen oha deme, hepsini bitiremiyoduk :) yolumuzun üzerindeki marketlerden tedarik edip, doğruuu pikniğe incilipınara..:) En büyük ağacı kapar onun altında oturup pikniğimizi yapardık.. Orası bizim yerimiz ilan edip bizden önce oraya oturanlara pis pis bakıp kızmalara kadar abartmıştık olayı..:)







     Candoğan günlerimiz.. Bir çay bahçesi gibi, bahçesi süs havuzu olan bir park Candoğan Parkı; ama bizim için daha çok şey ifade ediyor..:) Her gün oraya gidip türk kahvesi içmek mi dersiniz, fal bakmak için o kahveyi kapatayım derken masa örtüsüne kahve dökmek mi dersiniz yoksa Zeynebime fal bakarken kendimi kaybedip yan masaların bize bakıp bakıp gülmesi mi..:) (Hiç Türk kahvesi sevmeyen Zeynebimi de kahve delisi yaptım ya korkulur benden..)










     Hiç tanımadığımız fanatik Fenerbahçeli bir grupla Isparta- Davraz'a kayak yapmaya gitmemiz.. (Cesarete bak) Bir face duyurusunda gezi olduğunu görmiştük, tabi benim fanatik FB'li Zeynebim rahat durur mu, durmaaz! hemen başladı: "Biz de gidelim miiii?" Peki ben rahat durur muyum asla!

     Gidelim tabi dememle, kendimi sabahın 4'ünde fanatik Fenerbahçeli bir grupla gün ağarmadan bir otobüste bulmam bir oldu.. İşin ucunda bilmediğim yerleri görmek ve gezmek varsa; ben varım. İyi ki de gitmişiz, iyi ki de bir çılgınlık yapmışız ne güzel bir macera yaşadık ve çok da güzel kaydık..Telesiyej keyfini de unutmayalım.







Canımız sıkılınca kalkıp Aydın'a gitmekten, Zeynebimi tutup kolundan İzmir'e getirmeme kadar daha o kadar çok güzel anımız var ki.. 


Güzel dostluklar kurmak ve dostlarımızdan ayrılmamak dileğiyle.. Şimdilik bu kadar hepinizi yanaklarınızdan mıncırıyorum.. :)

Bi bana baksana!!

Bu sitede yer alan tüm yazı ve içerik gerberaa.blogspot.com adresine aittir. İzin alınmadan veya şu siteden alınmıştır şeklinde isim belirtmeden alıntı yapılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun Haklara Tecavüzün Önlenmesi başlıklı 81.maddesine göre suçtur. Sonra ‘vay efendim bilmiyordum, düşünemedim’ deme! Bağlantı koy şurdan alıntıdır diye ciğerimi ye, beni de psikopata bağlatma ama dmi? J

© 2011 gerberaa, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena