Frangipani Flower
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
sohbet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sohbet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ocak 2013 Cumartesi

Kısa kısa.. #3






Tuvalette resim çeken insan neyi kanıtlamaya çalışıyor olabilir, hep merak etmişimdir..


Seviyorsa gerisi önemli değil dedi geçen bir arkadaşım bir film hakkında yorum yaparken.. Peki ya saygı duymuyorsa!.. Mesela seni bir güzel dövse, tehdit etse ya da bir güzel dümdüz küfürleri bassa! O zaman da sevgi yeter mi?


Kadınlara dedikoducu diyen erkeklere sesleniyorum, bir kızın özel hayatını "kesin bilmemne yapıyor, kimle ne halt yiyor, ooo mini etekleri de giymiş kesin yollu vb" pis şekillerde 3 saat konuşup arkasından atıp tutmak dedikodudan sayılmıyor mu!


Acaba insan neden yapılan iyilikleri, fedakarlıkları bir anda unutur da; yapılan hataları bir ömür unutmaz, deve gibi kin tutar?


Misafirliğe gelen teyzelerin her yaramaz çocuğa "ayy nasıl da hareketli maşallah kesin çok zeki olacak" vb bol keseden attığı teselli palavralarını, ebeveynler gerçekten yutuyor mu acaba?


Sinemada en ufak seste rahatsız olarak o arkadaşı uyarma ihtiyacı duyan ve arada aldığı patlamış mısırla katur kutur mısır yiyen insanlara sevgiler..


Kızların "benim sevgilim daha yakışıklı, düşünceli, romantik vb" konularında sevgililerini  yarıştırarak üstünlük sağlama çabaları erkeklerin araba yarıştırmasına benzer.. İkisinde de ortaya ilginç diyaloglar çıkabiliyor..


Çiftler sevgiliyken birbirleri üzerinde etkili, evlendikten sonra ise yetkili haline gelir.. 


Gözünü sabah Facebook'ta açıp akşam Twitter'da kapatan, sosyal alemi kendine mesken tutan sanal arkadaşlarıma selam olsun..

Hep takılmışımdır ben sana değil aşka aşığım ya da ben seni değil seni sevmeyi seviyorum lafına.. Lan git sevgiye aşık ol o zaman beni niye araç olarak kullanıyorsun o zaman demezler mi adama..


Normalde bağıra çağıra hanzo gibi konuşan; ama ilk kez karşılaştığı yabancılarla, özellikle de erkeklerle konuşurken sesini bin kat incelten ve bu sivrisinek vızıltısı sesiyle kibar olduğunu düşünen kız arkadaşlarıma kokulu kokulu öpücükler gönderiyorum..

Otobüste yanıma yüz kg civarı kilolu bir bayan oturdu, valla ben bu kadar kısa zamanda kimseyle bu kadar yakınlaşmadım.. Akraba olsak yeridir..


Merak ediyorum, 'sorun sende değil, ben de' klişesini kullananlar var mıdır hala?





Devamını Oku

20 Eylül 2012 Perşembe

Kısa kısa.. #2




"Biz lisede her haltı yerdik, kavgadan içkiye, sigaraya, kimse bana yamuk yapamazdı.. 5 erkeği aynı anda idare ettim" diyen sevgili kız arkadaşlarımız neden takdir, saygı, ayakta alkışlama gibi hareketler görme beklentisi içine girer..



Israrla elde edilemeyecek kız yoktur! doğru.. sadece biraz zaman vardır. Bir kızın kapısında 1 yıl yat, sonra kalk git 'istemiyorsun madem giderim' ayağına, dakikasına o senin peşinden koşar..(Zira 1 yıl kapısında yatmak da hafife alınacak bir şey değil..)



Evde burnunu bile yağ yaparak, kıtlıktan çıkmışcasına yemek yiyen; dışarıda ise kırılacakmış gibi yiyen arkadaşlarıma kocaman kokulu kokulu öpücükler gönderiyorum..



Facebook hesabını bir kapatıp bir açan, bir dondurup bir eriten arkadaşlara, Face de tavır koysa ya.. Mesela tam dondurma işlemi tamamlanırken, son butona basmadan önce "O kapıdan bir kez çıkarsan bir daha dönemezsin" diye bir uyarı yazısı çıksa ya! Bence çok caydırıcı olabilir..


Hem dürüst, hem sevimli, hem yemek-temizlik yapabilen, hem sadık, hem aşık ve hem de düşünceli, kibar bir erkek varsa lütfen bana da haber verin... Bir görüp fotoğrafını çekmek isterim o numunelik arkadaşın.. Zira nesli tükeniyor..



Yarışmaya başlarken "önemli olan burda olup yarışmak, tüm arkadaşlara başarılar diliyorum" diye kocaman palavralar atan yarışmacılara inat spiker de "madem öyle ödülü kaldırıyorum lan, alın doya doya yarışın" dese çok eğlenceli olmaz mı?



"Ayy bu elbise sana çok yakıştı" diyerek her tarafından pırtlamış 2 beden küçük elbiseyi satmaya çalışan satış görevlisi kızın, sıkıştırdığı kızcağızın yanına gittim ve sakın alma çok kötü dedim, az kalsın görevli kız dövecekti beni.. Ben mağazadan kaçarcasına çıkarken, görevli kız parmağıyla boğazını kesme işareti yaptı, hala korkuyorum..




O değil de eski Türk filmleri hiç mi eskimeyecek! Seviyorum uleeeynn..:)








Görsel alıntı buradan

Devamını Oku

5 Eylül 2012 Çarşamba

Kısa kısa..



"Ay ben hiç kızlarla anlaşamıyorum, bütün arkadaşlarım erkek." Neden bir kızın hiç kız arkadaşı olmaz? Uyuzdur da ondan.. Bir kızın hiç sevdiği bir kız arkadaşı yoksa, hiç mi hiç bir kızla anlaşamıyorsa o bildiğin uyuzdur işte! Yok bayanlar biraz kıskanç oluyormuş, dedikoducu ve fesat oluyormuş, birbirini çekemiyormuş bilmemne.. Sen çok mu farklısın be zekiye'cim ?


Hayat süprizlerle doluymuş.. kimse bana süpriz yapmıyor halbuki, hayat bile..


Önemli olan iç güzelliği diyen arkadaşlarıma sesleniyorum, evleneceğin insanın röntgenini mi çektiriyorsunuz acaba? Tamam huyu da güzel olsun da hilkat garibesi de olmasın ama dmi..


Hiç dizi izlemeyen ama her dizide ne olup bittiğini bilen bana büyük bir alkış lütfen.. 


Aman efendim kimler gelmiş diyen insanın gözleri mi bozuktur yoksa abartı müptelası mıdır hep merak etmişimdir.. Bir de küçük çocuk geldiğinde "ayy sen mi geldin" diyerek çocuğun kendisini bile tereddüde düşüren teyzeler çocukluğunda ne yaşamış olabilir..


Çocukken her ezan okunduğunda denilen "Aziz Allah" cümlesini, "ez Allah" olarak anlayan ve Allah kimi ezecek acaba diye düşünen bana ikinci alkış da geliyooor..


Ailesiyle film izlerken çıkan öpüşme sahnelerini aa kuş geçiyor galiba edasında havaya bakarak geçiren, tek başına olduğunda ise gözünü kırpmadan izleyen insana Türk insanı denir.


Sokakta şu, evde bu, mutfakta o olurum diyen insanda bir çeşit çok kişiliklilik hastalığı ya da şizofreni olduğunu söyleyebilir miyiz?


Sosyal paylaşım sitelerinde geçirdikleri en iğrenç tatili bile bol bol fotoğraflayarak, "tatil huzuru, deniz kum ve güneş" vb başlıklarla paylaşan ve havalı olma unsuru olarak kullanan arkadaşlara selam olsun..


İtiraf ediyorum Türkçe'si varken İngilizce sözcükleri tercih edenlerin dilini koparıp "what's up man?" diyesim geliyor.. (bakınız: blog dünyasında sıkça kullanılan Türkçe'si kendin yap olan "diy")




Şimdilik bu kadar.


Kısa dedim uzatmatmayım diyorum ve yanaklarınızdan mıncırıyorum...:)





Görsel alıntı buradan

Devamını Oku

Pages

sohbet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sohbet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ocak 2013 Cumartesi






Tuvalette resim çeken insan neyi kanıtlamaya çalışıyor olabilir, hep merak etmişimdir..


Seviyorsa gerisi önemli değil dedi geçen bir arkadaşım bir film hakkında yorum yaparken.. Peki ya saygı duymuyorsa!.. Mesela seni bir güzel dövse, tehdit etse ya da bir güzel dümdüz küfürleri bassa! O zaman da sevgi yeter mi?


Kadınlara dedikoducu diyen erkeklere sesleniyorum, bir kızın özel hayatını "kesin bilmemne yapıyor, kimle ne halt yiyor, ooo mini etekleri de giymiş kesin yollu vb" pis şekillerde 3 saat konuşup arkasından atıp tutmak dedikodudan sayılmıyor mu!


Acaba insan neden yapılan iyilikleri, fedakarlıkları bir anda unutur da; yapılan hataları bir ömür unutmaz, deve gibi kin tutar?


Misafirliğe gelen teyzelerin her yaramaz çocuğa "ayy nasıl da hareketli maşallah kesin çok zeki olacak" vb bol keseden attığı teselli palavralarını, ebeveynler gerçekten yutuyor mu acaba?


Sinemada en ufak seste rahatsız olarak o arkadaşı uyarma ihtiyacı duyan ve arada aldığı patlamış mısırla katur kutur mısır yiyen insanlara sevgiler..


Kızların "benim sevgilim daha yakışıklı, düşünceli, romantik vb" konularında sevgililerini  yarıştırarak üstünlük sağlama çabaları erkeklerin araba yarıştırmasına benzer.. İkisinde de ortaya ilginç diyaloglar çıkabiliyor..


Çiftler sevgiliyken birbirleri üzerinde etkili, evlendikten sonra ise yetkili haline gelir.. 


Gözünü sabah Facebook'ta açıp akşam Twitter'da kapatan, sosyal alemi kendine mesken tutan sanal arkadaşlarıma selam olsun..

Hep takılmışımdır ben sana değil aşka aşığım ya da ben seni değil seni sevmeyi seviyorum lafına.. Lan git sevgiye aşık ol o zaman beni niye araç olarak kullanıyorsun o zaman demezler mi adama..


Normalde bağıra çağıra hanzo gibi konuşan; ama ilk kez karşılaştığı yabancılarla, özellikle de erkeklerle konuşurken sesini bin kat incelten ve bu sivrisinek vızıltısı sesiyle kibar olduğunu düşünen kız arkadaşlarıma kokulu kokulu öpücükler gönderiyorum..

Otobüste yanıma yüz kg civarı kilolu bir bayan oturdu, valla ben bu kadar kısa zamanda kimseyle bu kadar yakınlaşmadım.. Akraba olsak yeridir..


Merak ediyorum, 'sorun sende değil, ben de' klişesini kullananlar var mıdır hala?





20 Eylül 2012 Perşembe




"Biz lisede her haltı yerdik, kavgadan içkiye, sigaraya, kimse bana yamuk yapamazdı.. 5 erkeği aynı anda idare ettim" diyen sevgili kız arkadaşlarımız neden takdir, saygı, ayakta alkışlama gibi hareketler görme beklentisi içine girer..



Israrla elde edilemeyecek kız yoktur! doğru.. sadece biraz zaman vardır. Bir kızın kapısında 1 yıl yat, sonra kalk git 'istemiyorsun madem giderim' ayağına, dakikasına o senin peşinden koşar..(Zira 1 yıl kapısında yatmak da hafife alınacak bir şey değil..)



Evde burnunu bile yağ yaparak, kıtlıktan çıkmışcasına yemek yiyen; dışarıda ise kırılacakmış gibi yiyen arkadaşlarıma kocaman kokulu kokulu öpücükler gönderiyorum..



Facebook hesabını bir kapatıp bir açan, bir dondurup bir eriten arkadaşlara, Face de tavır koysa ya.. Mesela tam dondurma işlemi tamamlanırken, son butona basmadan önce "O kapıdan bir kez çıkarsan bir daha dönemezsin" diye bir uyarı yazısı çıksa ya! Bence çok caydırıcı olabilir..


Hem dürüst, hem sevimli, hem yemek-temizlik yapabilen, hem sadık, hem aşık ve hem de düşünceli, kibar bir erkek varsa lütfen bana da haber verin... Bir görüp fotoğrafını çekmek isterim o numunelik arkadaşın.. Zira nesli tükeniyor..



Yarışmaya başlarken "önemli olan burda olup yarışmak, tüm arkadaşlara başarılar diliyorum" diye kocaman palavralar atan yarışmacılara inat spiker de "madem öyle ödülü kaldırıyorum lan, alın doya doya yarışın" dese çok eğlenceli olmaz mı?



"Ayy bu elbise sana çok yakıştı" diyerek her tarafından pırtlamış 2 beden küçük elbiseyi satmaya çalışan satış görevlisi kızın, sıkıştırdığı kızcağızın yanına gittim ve sakın alma çok kötü dedim, az kalsın görevli kız dövecekti beni.. Ben mağazadan kaçarcasına çıkarken, görevli kız parmağıyla boğazını kesme işareti yaptı, hala korkuyorum..




O değil de eski Türk filmleri hiç mi eskimeyecek! Seviyorum uleeeynn..:)








Görsel alıntı buradan

5 Eylül 2012 Çarşamba



"Ay ben hiç kızlarla anlaşamıyorum, bütün arkadaşlarım erkek." Neden bir kızın hiç kız arkadaşı olmaz? Uyuzdur da ondan.. Bir kızın hiç sevdiği bir kız arkadaşı yoksa, hiç mi hiç bir kızla anlaşamıyorsa o bildiğin uyuzdur işte! Yok bayanlar biraz kıskanç oluyormuş, dedikoducu ve fesat oluyormuş, birbirini çekemiyormuş bilmemne.. Sen çok mu farklısın be zekiye'cim ?


Hayat süprizlerle doluymuş.. kimse bana süpriz yapmıyor halbuki, hayat bile..


Önemli olan iç güzelliği diyen arkadaşlarıma sesleniyorum, evleneceğin insanın röntgenini mi çektiriyorsunuz acaba? Tamam huyu da güzel olsun da hilkat garibesi de olmasın ama dmi..


Hiç dizi izlemeyen ama her dizide ne olup bittiğini bilen bana büyük bir alkış lütfen.. 


Aman efendim kimler gelmiş diyen insanın gözleri mi bozuktur yoksa abartı müptelası mıdır hep merak etmişimdir.. Bir de küçük çocuk geldiğinde "ayy sen mi geldin" diyerek çocuğun kendisini bile tereddüde düşüren teyzeler çocukluğunda ne yaşamış olabilir..


Çocukken her ezan okunduğunda denilen "Aziz Allah" cümlesini, "ez Allah" olarak anlayan ve Allah kimi ezecek acaba diye düşünen bana ikinci alkış da geliyooor..


Ailesiyle film izlerken çıkan öpüşme sahnelerini aa kuş geçiyor galiba edasında havaya bakarak geçiren, tek başına olduğunda ise gözünü kırpmadan izleyen insana Türk insanı denir.


Sokakta şu, evde bu, mutfakta o olurum diyen insanda bir çeşit çok kişiliklilik hastalığı ya da şizofreni olduğunu söyleyebilir miyiz?


Sosyal paylaşım sitelerinde geçirdikleri en iğrenç tatili bile bol bol fotoğraflayarak, "tatil huzuru, deniz kum ve güneş" vb başlıklarla paylaşan ve havalı olma unsuru olarak kullanan arkadaşlara selam olsun..


İtiraf ediyorum Türkçe'si varken İngilizce sözcükleri tercih edenlerin dilini koparıp "what's up man?" diyesim geliyor.. (bakınız: blog dünyasında sıkça kullanılan Türkçe'si kendin yap olan "diy")




Şimdilik bu kadar.


Kısa dedim uzatmatmayım diyorum ve yanaklarınızdan mıncırıyorum...:)





Görsel alıntı buradan

Bi bana baksana!!

Bu sitede yer alan tüm yazı ve içerik gerberaa.blogspot.com adresine aittir. İzin alınmadan veya şu siteden alınmıştır şeklinde isim belirtmeden alıntı yapılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun Haklara Tecavüzün Önlenmesi başlıklı 81.maddesine göre suçtur. Sonra ‘vay efendim bilmiyordum, düşünemedim’ deme! Bağlantı koy şurdan alıntıdır diye ciğerimi ye, beni de psikopata bağlatma ama dmi? J

© 2011 gerberaa, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena