Frangipani Flower
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

22 Nisan 2014 Salı

Basit Yasa, Mutlu Ol !

Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz her sözü anlam dolu, derin insan Gabriel Garcia Marquez bize ders olması gereken basit yaşam ile mutlu olmanın sırrını bir süre önce verdi. Ne acıdır ki bunları bir veda mektubu olarak yazdı.. 

"Tanrı bir an için paçavradan bebek olduğumu unutup can vererek beni ödüllendirse, aklımdan geçen her şeyi dile getiremeyebilirdim, ama en azından dile getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve düşünürdüm.

Eşyaların maddi yönlerine değil anlamlarına değer verirdim. Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada, 60 saniye boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm. İnsan aşktan vazgeçerse yaşlanır. Başkaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim. Başkaları uyurken uyanık kalmaya gayret ederdim. Başkaları konuşurken dinler, çikolatalı dondurmanın tadından zevk almaya bakardım.

 Eğer Tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir, yüzümü güneşe çevirir, sadece vücudumu değil, ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım. Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı nefretimi buzun üzerine kazır ve güneşin göstermesini beklerdim.

Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca Van Gogh resimleri çizer, Benedetti şiirleri okur ve serenatlar söylerdim. Gözyaşlarımla gülleri sular, vücuduma batan dikenlerinin acısını hissederek dudak kırmızısı taç yapraklarından öpmek isterdim. Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı…

Gün geçmesin ki, karşılaştığım tüm insanlara onları sevdiğimi söylemeyeyim. Tüm kadın ve erkekleri, en sevdiğim insanlar oldukları konusunda birer birer ikna ederdim. Ve aşk içinde yaşardım. Erkeklere, yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının ne kadar yanlış olduğunu anlatırdım. Çünkü insan aşkı bırakınca yaşlanr.

 Çocuklara kanat verirdim. Ama uçmayı kendi başlarına öğrenmelerine olanak sağlardım. Yaşlılara ise ölümün yaşlanma ile değil unutma ile geldiğini öğretirdim.

Ey insanlar! Sizlerden ne kadar da çok şey öğrenmişim. Tüm insanların, mutluluğun gerçekleri görmekte saklı olduğunu bilmeden, dağların zirvesinde yaşamak istediğini öğrendim. Yeni doğan küçük bir bebeğin, babasının parmağını sıkarken aslında onu kendisine sonsuza dek kelepçeyle mahkûm ettiğini öğrendim.

Sizlerden çok şey öğrendim. Ama bu öğrendiklerim pek işe yaramayacak. Çünkü hepsini bir çantaya kilitledim. Mutsuz bir şekilde… Artık ölebilir miyim?"



Bizim de bunları hayata veda ederken değil hayatın her anında anlamamız ve uygulamamız dileğiyle.. Sizi mutlu eden şeylerin/kişilerin peşini asla bırakmayın..

Geleneği bozmayarak hepinizi yanaklarınızdan mıncırmayı ihmal etmiyorum..  


=) 




Not: bu mektubun Marquez'e ait olup olmadığı şaibelidir. Bilginize..






Devamını Oku

26 Mart 2014 Çarşamba

3 Mart 2014 Pazartesi

Degerlendirme: Éeose Kas ve Kirpik Serumu


Geçirdiğim bir ipek kirpik faciasının ardından kirpiklerimin %80'i döküldükten sonra kuaförümün tavsiyesiyle almaya karar vermiştim, Eeose kaş ve kirpik serumunu. 



Öncelikle ürünün vaat ettiklerine bir göz atalım;

Kirpik ve kaşlarınızın doğallığını bozmadan kirpikleri ve kaşları ihtiyaç duydukları maddelerle besleyerek, sağlıklı ve canlı bir görünüm kazandırır. Kullanımından 2 hafta sonra kirpiklerin görünümünde gözle görülür bir etki göstermeye başlar. Ancak tam olarak sonuç almak için 1 kür, yani 6 hafta boyunca kullanılması gerekir.


Eeose Kaş ve Kirpik Bakım Serumu ne işe yarar? Kimler kullanmalı?

Kirpiklerinin seyrek, kısa veya güçsüz olmasından şikayet eden, aynı şekilde kaşlarının seyrek veya güçsüz olmasından şikayetçi bayanların kullanması gerek..



Kullanımı;
Ürünün içerisinden tek taraflı kulak çubuğuna benzeyen uygulama çubukları olsa da bunların hiç de işlevsel olmadığını belirtmek zorundayım. Hem uygulama çubuğunun pamuk kısmı ürünü fazlaca alarak kirpiğinize yeteri kadar uygulamanıza engel oluyor hem de ürünü ziyan ediyor. Bu yüzden  (benim de yaptığım gibi) kullanmadığınız bir eyeliner fırçasını uygulama çubuğu olarak kullanmanızı şiddetle öneririm

Ürünü eyeliner fırçasına bir damla damlatın ve her akşam düzenli olarak  kirpik diplerinize uygulayın. Ürünü gözünüzün üzerine kirpik diplerinize tıpkı bir eyeliner çeker gibi sürün.



 Aynı şekilde kaşlarının seyrekliğinden şikayetçi olanlar da kaşlarına ürünü aynı şekilde uygulamalı.

Bir şişe 10ml'lik ürün 1 ay gidiyor. Ben ikili aldığım için 2 aydan fazla gibi bir süre kullandım.. 




Gelelim kendi yorumlarıma;

İki aydan fazladır kullanıyorum, ve düzenli kullanıldığı takdirde işe yaradığını söyleyebilirim. Düzenli olarak kullandığımda kirpiklerimde uzama ve gürleşme fark ettiğimi gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. (Şunu da söylemeliyim ki düzensiz kullandığım zamanlarda ise istediğim verimi alamadım.)

Benim kirpiklerim şu malum meseleden dolayı koparak döküldüğünden zaten herhangi bir ürün kullanmasam da tekrar çıkacaktı muhakkak; ancak bu ürünü kullanmamın bu süreci hızlandırdığını ve kirpiklerimi belirgin hale getirdiğini söyleyebilirim. Kaşlar için konuşacak olursak kaşlarımın kalınlaştırmak istediğim fakat tüy çıkmayan yerlerine uyguladım ve gerçekten güzel sonuçlar aldım. Kaşlar için daha kesin konuşabiliyorum.

Genel itibariyle ben memnun kaldım; ancak herkeste aynı sonucu verir mi yoksa yapıya göre değişir mi onu bilemiciiim.. Eğer almayı düşünüyorsanız iyice düşünüp öyle almanızı tavsiye ederim..


Fiyat aralığı ;
Tekli ürün için 64-93 tl İkili ürün için 130-160 tl



Sormak istediğiniz sorularınız veya merak ettikleriniz varsa memnuniyetle cevaplarım efem ;)

Hepinizi yanaklarınızdan mıncırıyorum..




Devamını Oku

2 Mart 2014 Pazar

Kafanda kalıpların, sınırların ve kliselerinle geleceksen yanıma, bak kapı orada!

Ben ne mi istiyorum? Neler istemiyorum ki !


Çalışmadan para kazanmak mümkün olsun istiyor.. şaka şaka o kadar da abartmayacağım; ama en azından gecenin bir yarısı işe gitmek zorunda olmamayı istiyorum.. 


Sevdiğim kişi yanımda olsun istiyorum, sevgilim varken de yalnızları oynamak istemiyorum.

Bu büyük şehirde de ot ot yaşamaktan ziyade her anımı dolu dolu geçirmek değişik yerleri keşfetmek istiyorum..

Gerçek dostlarımın yanımda olmasını istiyorum mesela..



Bazen ağız dolusu küfür etmek istiyorum..

Kalıplara sıkışıp kalmak değil, kabıma sığmamak istiyorum. 



Dünyanın her yerini görme lüksüne sahipken, kendi  veya başka insanların kafasındaki küçücük sınırlara mahkum olmamayı istiyorum..


Her dakika rapor vermemek bazen kendi halime bırakılmak, boğulmamak; 

Sürekli birilerine bir şeylerin izahatını yapmamak; kendimi birilerine anlatmak zorunda kalmamak istiyorum.. 



Ve tabii her lafın, sözün, bakışın anlamını ya da nedenini söylemek değil, bazı şeylerin başkaları tarafından sorulmadan anlaşılmasını ya da anlamaya çalışılmasını, anlamasa bile sorulmamasını istiyorum.. Her şeyi soran, her şeyde bir neden arayan insanlar istemiyorum mesela etrafımda.. Çünkü bazen bazı şeylerin tek nedeni olabilir: Canım öyle istedi!


Biri yanımda olmak istiyorsa; onun kişisel alanımın, özgürlüğümün karşısında değil yanında yer almasını, 

Birlikte açarak kollarımızı, alabildiğine dünyayı kucaklamayı ve bazen de hayata, tüm zorluklara göğüs germeyi istiyorum..

Nefes almak istiyorum, ciğerlerim alabildiğine..




Geleneksel yaz için kilo verme çabalarımdan mutlu ve başarılı çıkmayı istiyorum, her kadın gibi :)

O elbiselerin hepsi benim olsun istiyorum, etekler, bluzlar, ayakkabılar, çantalar, takılar hepsi hepsi.. :)




Bir an önce şu sırtımdaki tez denen illetten kurtulmak istiyorum..


Zamanı olan, ileriye dönük şeyleri şimdiden konuşmamak istiyorum, akışına bırakmak istiyorum.. Erken yapılan planların hiçbir zaman tutmadığını tecrübe ederek..

bazen de vurdumduymaz olmak istiyorum..



Artık ehliyet almanın vakti gelsin istiyorum ki geldii.. İstanbul bir trafik canavarı daha kazansın istiyorum, ben de ne memuru alkol bey geyiği yapmak istiyorumm.. :)


Bahar temizliği operasyonlarından kalıcı olarak kurtulmak istiyorum.. ;)


Bugün günlerden ne sorusu hakkında bir fikir sahibi olmak istiyorum.. :)



Yalnız yaşamanın tadını çıkarmak istiyorum..




Yaşamak dolu dolu, özgürcesine, sormadan- sorulmadan, insan gibi.. Sadece yaşamak, her insan gibi..




Ya sen?



=)





Devamını Oku

25 Şubat 2014 Salı

Sen gidelim de ben nereye demem ki!



Sen hadi gidelim dediğinde "hadi" diyen biri olmalı yanında..  Değil mi ama  =)







Zeynebimm gibi.. :)





Devamını Oku

23 Şubat 2014 Pazar

Tavsiye olunur: Lancome Tresor Midnight Rose


Parfüm arayanlar için tavsiyemdir.. Hem kalıcı hem insanı bunaltmayan hoş kokusuyla insanı canlandırıyor.


Tanıtımı ise şu şekilde;


"Rengarenk, eğlenceli, neşeli Bir Koku. Aşkın şeker kaplı gülü. Gençliği, modernliği ve zarifliği sembolize eden bu çekici koku Paris’te bir aşk saklambacına konu oluyor. Tresor Midnight Rose, ağız sulandıran tatlı bir elma tazeliğiyle beklenmedik bir karşılaşmanın meyvesi olan “aşkın sevimli gülü” olabilir. 

Yoğun gül özü ve canlı ahududu tanecikleri arasında canlanan derin bir ilk görüşte aşk. Yasemin ve gül dokunuşu, taze kuşüzümü tomurcukları, sedir özü, vanilya ve misk notalarıyla büyüleyen ve bağımlılık yaratacak bir parfüm."


Siz de bu tarz kokuları seviyorsanız hoşunuza gidebilir..




Fiyat aralığı ise, 194- 255 tl 





Devamını Oku

Evet degistim, tıpkı sen gibi!


Hayat mı insanı değiştiriyo, yaşadıkları mı, zaman mı, bilinmez.. bildiğim şey ise evet ben de değiştim.. Eskisi gibi değilim pek sevdiğim okuyucum.. 

Hayattan çok beklentim yok artık. Bir şeyi istersem alırım beklemem çünkü! Nasıl bir iddialı girdim lafa bea :)

Baharı yazı daha bir heyecanlı bekler oldum, artık. 


Eskiden hayal ettiğim birçok yeri gezip görme hayalime kavuştuğumda mutluluktan delireceğimi düşünürken daha bir duruldum..


Meselâ eskisi gibi hayat sevinciyle dolup taşmıyorum.. Niye bilmem belki de çocukluğun verdiği aptal bir mutluluk, kanın deli aktığı zamandan kaynaklı fazladan bir yaşam enerjisiydi. Çocukluktaki gibi salak salak şeyler yapıp bunlardan mutlu olmayı isterdim..


Ve biliyor musun çok sevgili okuyucu artık nescafe de içiyorum ara sıra.. hiç sevmediğim hiç içmediğim şey şu hani! artık içiyorum ya da içmek zorunda kalıyorum.. Yok yok tabi ki de kola içmiyorum hâlâ!


İnanmayacaksın ama eskisi kadar da süslü değilim, tamam süslüyüm ama eskisi kadar değil yani.. :)


Ama değişmeyen şeyler de var, mesela hâlâ deli gibi bir Türk kahvesi manyağıyım! Kahvaltıdan yarım saat- 1 saat sonra içilen sabah kahvesi olmadan o günü başlamış saymam! 


Ve deli gibi kızmama rağmen hala zor bir insansın diyorlar bana.. Değilim lan! Ben zor değilim insanlar kolaya alışmışş..


Hâlâ çabuk güvenen bir insan değilim ve bu özelliğimi seviyorum; çünkü bu sayede hiç kazık yemedim, hayal kırıklığına uğramadım..


Evet İstanbul'u hâlâ sevmiyorum.. Ama sevdiğim insanla birlikte olma hayalimi seviyorum.. :)


Hâlâ fal baktırıp baktırıp pişman oluyorum. Evet evet hâlâ akıllanmadım! Falcıyla kavga etmek de hâlâ hobilerim arasında!!





Peki sen, sen hiç değişmedin mi? 


=)










Devamını Oku

Pages

22 Nisan 2014 Salı

Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz her sözü anlam dolu, derin insan Gabriel Garcia Marquez bize ders olması gereken basit yaşam ile mutlu olmanın sırrını bir süre önce verdi. Ne acıdır ki bunları bir veda mektubu olarak yazdı.. 

"Tanrı bir an için paçavradan bebek olduğumu unutup can vererek beni ödüllendirse, aklımdan geçen her şeyi dile getiremeyebilirdim, ama en azından dile getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve düşünürdüm.

Eşyaların maddi yönlerine değil anlamlarına değer verirdim. Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada, 60 saniye boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm. İnsan aşktan vazgeçerse yaşlanır. Başkaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim. Başkaları uyurken uyanık kalmaya gayret ederdim. Başkaları konuşurken dinler, çikolatalı dondurmanın tadından zevk almaya bakardım.

 Eğer Tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir, yüzümü güneşe çevirir, sadece vücudumu değil, ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım. Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı nefretimi buzun üzerine kazır ve güneşin göstermesini beklerdim.

Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca Van Gogh resimleri çizer, Benedetti şiirleri okur ve serenatlar söylerdim. Gözyaşlarımla gülleri sular, vücuduma batan dikenlerinin acısını hissederek dudak kırmızısı taç yapraklarından öpmek isterdim. Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı…

Gün geçmesin ki, karşılaştığım tüm insanlara onları sevdiğimi söylemeyeyim. Tüm kadın ve erkekleri, en sevdiğim insanlar oldukları konusunda birer birer ikna ederdim. Ve aşk içinde yaşardım. Erkeklere, yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının ne kadar yanlış olduğunu anlatırdım. Çünkü insan aşkı bırakınca yaşlanr.

 Çocuklara kanat verirdim. Ama uçmayı kendi başlarına öğrenmelerine olanak sağlardım. Yaşlılara ise ölümün yaşlanma ile değil unutma ile geldiğini öğretirdim.

Ey insanlar! Sizlerden ne kadar da çok şey öğrenmişim. Tüm insanların, mutluluğun gerçekleri görmekte saklı olduğunu bilmeden, dağların zirvesinde yaşamak istediğini öğrendim. Yeni doğan küçük bir bebeğin, babasının parmağını sıkarken aslında onu kendisine sonsuza dek kelepçeyle mahkûm ettiğini öğrendim.

Sizlerden çok şey öğrendim. Ama bu öğrendiklerim pek işe yaramayacak. Çünkü hepsini bir çantaya kilitledim. Mutsuz bir şekilde… Artık ölebilir miyim?"



Bizim de bunları hayata veda ederken değil hayatın her anında anlamamız ve uygulamamız dileğiyle.. Sizi mutlu eden şeylerin/kişilerin peşini asla bırakmayın..

Geleneği bozmayarak hepinizi yanaklarınızdan mıncırmayı ihmal etmiyorum..  


=) 




Not: bu mektubun Marquez'e ait olup olmadığı şaibelidir. Bilginize..






26 Mart 2014 Çarşamba







=)


3 Mart 2014 Pazartesi


Geçirdiğim bir ipek kirpik faciasının ardından kirpiklerimin %80'i döküldükten sonra kuaförümün tavsiyesiyle almaya karar vermiştim, Eeose kaş ve kirpik serumunu. 



Öncelikle ürünün vaat ettiklerine bir göz atalım;

Kirpik ve kaşlarınızın doğallığını bozmadan kirpikleri ve kaşları ihtiyaç duydukları maddelerle besleyerek, sağlıklı ve canlı bir görünüm kazandırır. Kullanımından 2 hafta sonra kirpiklerin görünümünde gözle görülür bir etki göstermeye başlar. Ancak tam olarak sonuç almak için 1 kür, yani 6 hafta boyunca kullanılması gerekir.


Eeose Kaş ve Kirpik Bakım Serumu ne işe yarar? Kimler kullanmalı?

Kirpiklerinin seyrek, kısa veya güçsüz olmasından şikayet eden, aynı şekilde kaşlarının seyrek veya güçsüz olmasından şikayetçi bayanların kullanması gerek..



Kullanımı;
Ürünün içerisinden tek taraflı kulak çubuğuna benzeyen uygulama çubukları olsa da bunların hiç de işlevsel olmadığını belirtmek zorundayım. Hem uygulama çubuğunun pamuk kısmı ürünü fazlaca alarak kirpiğinize yeteri kadar uygulamanıza engel oluyor hem de ürünü ziyan ediyor. Bu yüzden  (benim de yaptığım gibi) kullanmadığınız bir eyeliner fırçasını uygulama çubuğu olarak kullanmanızı şiddetle öneririm

Ürünü eyeliner fırçasına bir damla damlatın ve her akşam düzenli olarak  kirpik diplerinize uygulayın. Ürünü gözünüzün üzerine kirpik diplerinize tıpkı bir eyeliner çeker gibi sürün.



 Aynı şekilde kaşlarının seyrekliğinden şikayetçi olanlar da kaşlarına ürünü aynı şekilde uygulamalı.

Bir şişe 10ml'lik ürün 1 ay gidiyor. Ben ikili aldığım için 2 aydan fazla gibi bir süre kullandım.. 




Gelelim kendi yorumlarıma;

İki aydan fazladır kullanıyorum, ve düzenli kullanıldığı takdirde işe yaradığını söyleyebilirim. Düzenli olarak kullandığımda kirpiklerimde uzama ve gürleşme fark ettiğimi gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. (Şunu da söylemeliyim ki düzensiz kullandığım zamanlarda ise istediğim verimi alamadım.)

Benim kirpiklerim şu malum meseleden dolayı koparak döküldüğünden zaten herhangi bir ürün kullanmasam da tekrar çıkacaktı muhakkak; ancak bu ürünü kullanmamın bu süreci hızlandırdığını ve kirpiklerimi belirgin hale getirdiğini söyleyebilirim. Kaşlar için konuşacak olursak kaşlarımın kalınlaştırmak istediğim fakat tüy çıkmayan yerlerine uyguladım ve gerçekten güzel sonuçlar aldım. Kaşlar için daha kesin konuşabiliyorum.

Genel itibariyle ben memnun kaldım; ancak herkeste aynı sonucu verir mi yoksa yapıya göre değişir mi onu bilemiciiim.. Eğer almayı düşünüyorsanız iyice düşünüp öyle almanızı tavsiye ederim..


Fiyat aralığı ;
Tekli ürün için 64-93 tl İkili ürün için 130-160 tl



Sormak istediğiniz sorularınız veya merak ettikleriniz varsa memnuniyetle cevaplarım efem ;)

Hepinizi yanaklarınızdan mıncırıyorum..




2 Mart 2014 Pazar

Ben ne mi istiyorum? Neler istemiyorum ki !


Çalışmadan para kazanmak mümkün olsun istiyor.. şaka şaka o kadar da abartmayacağım; ama en azından gecenin bir yarısı işe gitmek zorunda olmamayı istiyorum.. 


Sevdiğim kişi yanımda olsun istiyorum, sevgilim varken de yalnızları oynamak istemiyorum.

Bu büyük şehirde de ot ot yaşamaktan ziyade her anımı dolu dolu geçirmek değişik yerleri keşfetmek istiyorum..

Gerçek dostlarımın yanımda olmasını istiyorum mesela..



Bazen ağız dolusu küfür etmek istiyorum..

Kalıplara sıkışıp kalmak değil, kabıma sığmamak istiyorum. 



Dünyanın her yerini görme lüksüne sahipken, kendi  veya başka insanların kafasındaki küçücük sınırlara mahkum olmamayı istiyorum..


Her dakika rapor vermemek bazen kendi halime bırakılmak, boğulmamak; 

Sürekli birilerine bir şeylerin izahatını yapmamak; kendimi birilerine anlatmak zorunda kalmamak istiyorum.. 



Ve tabii her lafın, sözün, bakışın anlamını ya da nedenini söylemek değil, bazı şeylerin başkaları tarafından sorulmadan anlaşılmasını ya da anlamaya çalışılmasını, anlamasa bile sorulmamasını istiyorum.. Her şeyi soran, her şeyde bir neden arayan insanlar istemiyorum mesela etrafımda.. Çünkü bazen bazı şeylerin tek nedeni olabilir: Canım öyle istedi!


Biri yanımda olmak istiyorsa; onun kişisel alanımın, özgürlüğümün karşısında değil yanında yer almasını, 

Birlikte açarak kollarımızı, alabildiğine dünyayı kucaklamayı ve bazen de hayata, tüm zorluklara göğüs germeyi istiyorum..

Nefes almak istiyorum, ciğerlerim alabildiğine..




Geleneksel yaz için kilo verme çabalarımdan mutlu ve başarılı çıkmayı istiyorum, her kadın gibi :)

O elbiselerin hepsi benim olsun istiyorum, etekler, bluzlar, ayakkabılar, çantalar, takılar hepsi hepsi.. :)




Bir an önce şu sırtımdaki tez denen illetten kurtulmak istiyorum..


Zamanı olan, ileriye dönük şeyleri şimdiden konuşmamak istiyorum, akışına bırakmak istiyorum.. Erken yapılan planların hiçbir zaman tutmadığını tecrübe ederek..

bazen de vurdumduymaz olmak istiyorum..



Artık ehliyet almanın vakti gelsin istiyorum ki geldii.. İstanbul bir trafik canavarı daha kazansın istiyorum, ben de ne memuru alkol bey geyiği yapmak istiyorumm.. :)


Bahar temizliği operasyonlarından kalıcı olarak kurtulmak istiyorum.. ;)


Bugün günlerden ne sorusu hakkında bir fikir sahibi olmak istiyorum.. :)



Yalnız yaşamanın tadını çıkarmak istiyorum..




Yaşamak dolu dolu, özgürcesine, sormadan- sorulmadan, insan gibi.. Sadece yaşamak, her insan gibi..




Ya sen?



=)





25 Şubat 2014 Salı



Sen hadi gidelim dediğinde "hadi" diyen biri olmalı yanında..  Değil mi ama  =)







Zeynebimm gibi.. :)





23 Şubat 2014 Pazar


Parfüm arayanlar için tavsiyemdir.. Hem kalıcı hem insanı bunaltmayan hoş kokusuyla insanı canlandırıyor.


Tanıtımı ise şu şekilde;


"Rengarenk, eğlenceli, neşeli Bir Koku. Aşkın şeker kaplı gülü. Gençliği, modernliği ve zarifliği sembolize eden bu çekici koku Paris’te bir aşk saklambacına konu oluyor. Tresor Midnight Rose, ağız sulandıran tatlı bir elma tazeliğiyle beklenmedik bir karşılaşmanın meyvesi olan “aşkın sevimli gülü” olabilir. 

Yoğun gül özü ve canlı ahududu tanecikleri arasında canlanan derin bir ilk görüşte aşk. Yasemin ve gül dokunuşu, taze kuşüzümü tomurcukları, sedir özü, vanilya ve misk notalarıyla büyüleyen ve bağımlılık yaratacak bir parfüm."


Siz de bu tarz kokuları seviyorsanız hoşunuza gidebilir..




Fiyat aralığı ise, 194- 255 tl 






Hayat mı insanı değiştiriyo, yaşadıkları mı, zaman mı, bilinmez.. bildiğim şey ise evet ben de değiştim.. Eskisi gibi değilim pek sevdiğim okuyucum.. 

Hayattan çok beklentim yok artık. Bir şeyi istersem alırım beklemem çünkü! Nasıl bir iddialı girdim lafa bea :)

Baharı yazı daha bir heyecanlı bekler oldum, artık. 


Eskiden hayal ettiğim birçok yeri gezip görme hayalime kavuştuğumda mutluluktan delireceğimi düşünürken daha bir duruldum..


Meselâ eskisi gibi hayat sevinciyle dolup taşmıyorum.. Niye bilmem belki de çocukluğun verdiği aptal bir mutluluk, kanın deli aktığı zamandan kaynaklı fazladan bir yaşam enerjisiydi. Çocukluktaki gibi salak salak şeyler yapıp bunlardan mutlu olmayı isterdim..


Ve biliyor musun çok sevgili okuyucu artık nescafe de içiyorum ara sıra.. hiç sevmediğim hiç içmediğim şey şu hani! artık içiyorum ya da içmek zorunda kalıyorum.. Yok yok tabi ki de kola içmiyorum hâlâ!


İnanmayacaksın ama eskisi kadar da süslü değilim, tamam süslüyüm ama eskisi kadar değil yani.. :)


Ama değişmeyen şeyler de var, mesela hâlâ deli gibi bir Türk kahvesi manyağıyım! Kahvaltıdan yarım saat- 1 saat sonra içilen sabah kahvesi olmadan o günü başlamış saymam! 


Ve deli gibi kızmama rağmen hala zor bir insansın diyorlar bana.. Değilim lan! Ben zor değilim insanlar kolaya alışmışş..


Hâlâ çabuk güvenen bir insan değilim ve bu özelliğimi seviyorum; çünkü bu sayede hiç kazık yemedim, hayal kırıklığına uğramadım..


Evet İstanbul'u hâlâ sevmiyorum.. Ama sevdiğim insanla birlikte olma hayalimi seviyorum.. :)


Hâlâ fal baktırıp baktırıp pişman oluyorum. Evet evet hâlâ akıllanmadım! Falcıyla kavga etmek de hâlâ hobilerim arasında!!





Peki sen, sen hiç değişmedin mi? 


=)










Bi bana baksana!!

Bu sitede yer alan tüm yazı ve içerik gerberaa.blogspot.com adresine aittir. İzin alınmadan veya şu siteden alınmıştır şeklinde isim belirtmeden alıntı yapılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun Haklara Tecavüzün Önlenmesi başlıklı 81.maddesine göre suçtur. Sonra ‘vay efendim bilmiyordum, düşünemedim’ deme! Bağlantı koy şurdan alıntıdır diye ciğerimi ye, beni de psikopata bağlatma ama dmi? J

© 2011 gerberaa, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena