26 Ocak 2013 Cumartesi
Tavsiye Olunur: Pucca, Allah Beni Böyle Yaratmıs
İki günde bitirdiğim, çoğu yerinde
sesli güldüğüm ve yine çoğu yerinde de içimi acıtan ender kitaplardan..
Ünlü bir blog yazarı olan Pucca'nın üniversite hayatı
ve “Ayaklarına kadar uzanan simsiyah montu ile Kenan
İmirzalıoğlu'nun içerisine bisiklet pompasıyla hava basmışlar gibi duruyordu” diye
tanımladığı Ankaralı'yla olan ilişkisini anlatan güzel bir kitap.
Üniversiteyi kazanarak Ankara'ya gelen bir genç kızın
yaşadığı ilginç olaylar, başına gelenler, çocukça masumiyeti ve boyundan büyük
4 yıl süren inişli çıkışlı aşk hikayesi..
Ben bir solukta okudum; ama bütün seriyi okuyanlar ilk
iki kitaba göre daha durağan olduğunu söylüyor. Eğer bu kitap için durağan
dedilerse -ki benim için son derece akıcıydı- ilk iki kitabı delicesine merak
ediyorum şu an.
Ben direk üçüncü kitaptan başladım; tabi o da tesadüf
eseri.. D&R' da gezinirken gözüm bu kitaba takıldı; biraz içeriğine baktım
birkaç paragraf okudum almaya cesaret edemedim; her D&R' a
geldiğimde, geldim gittim baktım, geldim gittim baktım.. En sonunda
arkadaşım halime acımış olacak ki bana bu kitabı hediye etme ihtiyacı
duydu :) Tabi bunda aynamı kırdığı için bu hatasını telafi etme çabasının veya
suçluluk duygusunun da etkili olduğunu söyleyebilirim..:)
Lafı daha fazla uzatarak vıdı vıdı etmeyim, bu kadar
ön bilgi yeter sanırım.. Daha fazlasını kitaba saklayın diyorum ve son olarak
fikir edinmek için size kitaptan birkaç kesit;
Tartışırken 'seviyene inemem'
diyorsam bunun anlamı, 'söyleyecek bir şey bulamadım,
sanırım beni döveceksin
ben kaçıyorum, annenlere selam'
Sanırım ben o kendi kedini gaza getiren insanlardanım, yani ortada fol yok yumurta yokken ben kendime omlet yapmaya çalışıyorum..
Dünyadaki en büyük heyecanlardan, bangee jumping'den, ejderhaların seni kovalamasından, İkinci Dünya Savaşı'ndan, hırsızlık yapmaktan, karanlıkta tuvalete gitmekten daha adrenalinli bir şey varsa o da sevgilinin telefonunu kurcalamaktır.
Sevgiliyi gördüğünde içinde olan o
tuhaf heyecan 'bunu ona anlatmalıyım' paniği, ayrılınca yerini 'geldi yine
tipini siktiğim'e bırakıyor...
Arkadaşların, ailen hatta tüm dünya
birleşse 'bu adam sana göre değil' dese o adama daha da yapışırsın. Ama falcı
dediyse o adam artık bitmiştir...
'Senin için her şeyi yaparım' ile
'Ben sana ne yaptım ya, bizi bu hale getirdin!' arasında geçen zaman dilimine
ilişki denilir, maalesef..
Ve "Eski
sevgiliye dönmek, ev tişörtüyle dışarıya çıkmak gibi. Rahat, bildik ama özel
değil. Hep bir huzursuzluk, keşke giymeseydim hissi..." diyor Pucca, ne kadar haklı..
Bu kadar tüyo yeter diyorum ve her zamanki gibi geleneğe uyarak yanaklarınızdan da mıncırmayı ihmal etmiyorum..
Not: Küfürlü konuşmaları sevmeyenler için kötü haber: kahramanımız Pucca'nın dilinin ayarı yok! :) (Pucca'nın küfür haznesi beni şoktan şoka soktu.. Başlangıçta ben de pek küfür sevmeyen biri olarak epey yadırgadım ama okudukça bunu açık sözlülüğüne bağladım ya da bağlamak istedim..)
Dip Not: Bu da erkekler için: Kitapta kadınların erkeklere olan bakış açısı, olayları algılama ve değerlendirme mevzuları -e kitabın yazarı da bir kadın olduğu için- tamamen bir kadın gözüyle yazılmış, haberiniz ola..
Gönderen
gerbera
zaman:
1/26/2013 12:33:00 ÖÖ
1 yorum
Etiketler:
Allah beni böyle yaratmış,
ankaralı,
blog,
blog yazarı,
kitap,
kitap tavsiyesi,
pucca,
pucca günlük,
tavsiye
24 Ocak 2013 Perşembe
Sen kimsin peki?
Her şeye kulp bulanlara ithafen;
Kilolu olsa ; Balina.
Zayıf olsa ; dal yutmuş.
Kısa etek giyerse ; yollu.
Uzun giyerse ; Kezban.
Samimi davranırsa ; yalaka.
Mesafe koyarsa ; yabani.
Makyaj yapsa ; doğal ol be baban badanacı mı?
Yapmasa ; ulan göz zevkimi bozdun yeminle.
Ders çalışsa ; yakında fotosentez yapacak.
Çalışmasa ; niyeti okumak değil zaten manita yapmaya geliyor okula.
Birini sevse ; Bu yaştan başlamış zilli.
Sevmese ; sığır aklınca zor kızı oynayacak.
Güzel olsa ; Kesin veriyordur.
Çirkin olsa ; Evladım olsa cebine eroin koyar polise veririm.
Peki, her şey iyi güzel de;
Birini eleştirirken hiç dönüp de ben kimim lan ,neye benziyorum diye aynaya baktın mı sen ?
Küçük İskender
Gönderen
gerbera
zaman:
1/24/2013 02:12:00 ÖÖ
0
yorum
Etiketler:
herşeye cevap,
kulp,
küçük iskender,
sen kimsin,
yaşam
20 Ocak 2013 Pazar
En Güzel Hediye
Geçen
hafta 5.sınıflardan iki öğrencim harçlıklarını birleştirip bir hediye almışlar
bana. Anaaam görseniz ne tatlılar lan! Biri bütün okulun yaka silktiği, şikayet
ettiği, sınıfın en haylaz öğrencisi; diğeri ise bütün öğretmenlerinin övgüyle
söz ettiği en başarılı öğrencisi..
Neyse efem sadede geliyorum. İlk teneffüste
öğretmenim gelebilir misiniz diye beni sınıfa çağırmaları ve elime kendi
elleriyle yapmış oldukları bir zarfı tutuşturmaları bir oldu. Tam teşekkür
ederim diyecektim ki; aa bi baktım utanıp kaçışıyorlar :) Yazım yanlışları ve
noktalama işaretleri yanlışlarını görmezden gelerek, mektubumu okudum.
"öğretmenim biz sizi ilk geldiğinizden beri çok seviyoruz" yazısı
zaten benim 32 dişimi göstermeme yetmiyormuş gibi, baktım bir de kolye almışlar
banaaa :)
Sonraki teneffüslerde haylaz ve çalışkan öğrencilerim durmadan peşimde dolaşıyor, bana bakınıp duruyorlar.. En sonunda dayanamadılar, haylaz yanıma geldi öğretmenim kolyenizi taktınız mı diye sordu. Benden 'tabi ki taktım çok da beğendim, teşekkür ederim' cevabını alır almaz, birlikte hediye aldığı yanındaki arkadaşına hemen yetiştirdi: takmış takmışş! Öyle bir sevindiler ki, şaşırdım.. Noluyo lan yoksa başka bir şey mi var diyesim geldi :) O nasıl bir sevinme, nasıl bir gururlanmadır öyle!
Her gün cips, çikolata yiyen haylaz o gün hiçbir şey almadı, içim
sızladı lan! Çocuklar harçlıklarını bana feda etmiş..
Bundan daha güzel bir hediye almadım ben!
Çürük Çıktım!
Evet sevgili okuyucu
yanlış okumadın bildiğin çürük çıktım! Geçen çarşamba günümü hastane ve
doktorlara feda ettim.. Sonuç: tırtt !
Önce göz hastanesinde öğrendiğim kör olduğum gerçeğiyle
yüzleşirken dönüşte bütün yol boyunca arkadaşın omzunda sızlandım, höykürdüm..
Yok daha kör olmadım küçük bir problem sadece :( bu bile beni benden almaya
yetti zaten..
Durun daha bitmediii! ardından çene cerrahisine gittim ve orada da
bu sefer de soldaki 20lik dişimin yan yattığını öğrendim, tam onun hemen küçük
bir operasyonla alınması fikrine alışmaya çalışırken bir de çenemdeki bilememne
diskinin kaymış olduğunu öğrendim.. Noluyo lan ölecek miyim ne? yaşlı olsam bu
kadar çok sağlık problemim olmazdı heraldi!!
Çok şükür dostlar benim de artık bir gözlüğüm ve lenslerim var!
Bu gazla gittim kendime hemen küçücük numaralarıma uygun gözlüğümü ve lenslerimi aldım, aldım da halt ettim! bir bekle bilene sor ama dmi? nerdeeeeee!! Daha sonra gözlük takan arkadaşlarla konuştuktan sonra o kadar küçük numaralar için genelde gözlük takmadıklarını ve takmazsan ilerlemediğini ama takınca ilerlediğini bizzat gözlük takanlara tasdik ettirdim.. Biraz rahat durabilsem zaten, şaşırırım..
Neyse ben de bunlara dayanarak ara ara ayıp olmasın o kadar aldım diyerekten gözlüğümü ve lenslerimi takiciim; bundan mütevellit artık sizin de dörtgöz bir gereberanız var sayın ve çok sevgili okuyucu.. Müjdemi isterim :)
Gönderen
gerbera
zaman:
1/20/2013 05:08:00 ÖS
0
yorum
Etiketler:
çene,
diş,
doktor,
göz,
gözlük,
hastane,
kör,
lens,
sağlık,
sağlık problemi,
yaşam,
yirmilik diş
19 Ocak 2013 Cumartesi
Basarı Nedir?
Gönderen
gerbera
zaman:
1/19/2013 08:59:00 ÖS
0
yorum
Etiketler:
başarı,
erdil yaşaroğlu,
karikatür,
komik,
komikaze,
tek kare
15 Ocak 2013 Salı
Noluyo Lan!
Bugünlerde her şeye
ağlayabilirim çok sevgili okuyucu, ota çöpe her türlü saçma sapan konu için
itinayla ağlanır! Kim demişti bana odun diye??
Ruhsuz, kalpsiz, odun ve
duygusuz başta olmak üzere her türlü
sıfatımı boşadım, terk ettim, ben benden gittim.. Sahi kimim lan ben :) Kedi
yavrusu görsem gözlerim doluyo, noluyo lan bana! Ben kedileri sevmem ki! Taş
kalbim mi yumuşuyor yoksa?
İsmail YK dinleyip, Murat Kekilli
söyleyesim, ‘Bu akşam ölürüm diyesim’
geliyor!! :)
Normalde çok güçlüyüm ya; aman “gölgelerin gücü adına” diye
attığım naralar boşa gitmesin!
Eskiden güzel şarkı diye eşlik ettiğim
duygusal şarkılar artık koyuyor;
derinden susarak dinliyor, düşünceli gözlerle bakıyorum.. Mıymıntı,
sulugöz olma yolunda emin ve bir o kadar da hızlı adımlarla ilerliyoruuum.. Allah’ım
bu gidişata bir son vermeliyim diye hemen faaliyete geçtim tabi.
Bu durumu danışmak
için fikirlerine güvendiğim bir arkadaşıma gittim, sordum. Bana söylediği ilk
şey ‘regl dönemine ne kadar var’ oldu :) doğru lan =) Ohh beaa…
Bir de özellikle
sözleriyle beni duygusala bağlayan Seksendört’ ün Dokunma adlı harika parçasını
bir dinleyin derim..
Youtube’dan dinlemek için tık tık
Bu da sözleri;
Dokunma dokunma kırılır kalbim
dokunma
Kırma kırma seven kalbimi kırma
Dokunma dokunma ben yaralı bir gönülüm
Vurup da kırıp da kanatıp cana dokunma
Anlaşmak bir bakış
Kırma kırma seven kalbimi kırma
Dokunma dokunma ben yaralı bir gönülüm
Vurup da kırıp da kanatıp cana dokunma
Anlaşmak bir bakış
Bazen de seviyorum
demektir
Anlaşmak bir gülüş
Bazen de bir özür dilemektir
Zor değil zor değil
Seviyorum seni derken bana özür dilemek
Konuşma konuşma düşünmeden konuşma
Kırma kırma incitip beni kırma
Unutma unutma bu günün yarınları da var
Hep sevdi sevecek deyip kendini avutma
Darılma darılma seven seveni affedermiş
Darılma darılma hemen nefrete sarılma
Dünyada en zor şey
Kırılan bir kalbi onarmaktır
İnsana yakışan insanca yaşayıp var olmaktır
Zor değil zor değil
Seviyorum derken bana özür dilemek
Konuşma konuşma düşünmeden konuşma
Kırma kırma seven gönlümü kırma
Anlaşmak bir gülüş
Bazen de bir özür dilemektir
Zor değil zor değil
Seviyorum seni derken bana özür dilemek
Konuşma konuşma düşünmeden konuşma
Kırma kırma incitip beni kırma
Unutma unutma bu günün yarınları da var
Hep sevdi sevecek deyip kendini avutma
Darılma darılma seven seveni affedermiş
Darılma darılma hemen nefrete sarılma
Dünyada en zor şey
Kırılan bir kalbi onarmaktır
İnsana yakışan insanca yaşayıp var olmaktır
Zor değil zor değil
Seviyorum derken bana özür dilemek
Konuşma konuşma düşünmeden konuşma
Kırma kırma seven gönlümü kırma
Gönderen
gerbera
zaman:
1/15/2013 08:17:00 ÖS
0
yorum
Etiketler:
ağlamak,
dokunma,
duygusal,
grup 84,
güzel,
müzik,
odun,
seksendört,
sulugöz,
şarkı,
taş kalpli,
yaşam
6 Ocak 2013 Pazar
Sevgilin Var mı? =)
İŞTE ALTERNATİF CEVAPLAR :)
+sevgilin var mı?
-taze bitti ya, 5 dakka önce gelsen yetişecektin.
+var ama vermem.
+ sevgilin var mı?
- vatandır benim sevgilim
+ iyi akşamlar.
-sevgilin var mı?
+yaptım olacak.
-sevgilin varmı ?
-varlık ve yokluk görecelidir.
- sevgilin var mı?
+ bir bardak süt için inek beslemem.
- o ne demek lan?
+ felsefi temele daha oturtamadım.
- iyi çalışmalar.
+ eyvallah.
+sevgilin var mı?
-nihilistim ben yea
+allah ol derse olur .
+ sevgilin var mı?
- hayırlısı be gülüm. (ağızda sigara, yüzde bitkin bir ifade ile)
+belki var, belki yok; bunu bilemeyiz.
+yok abi o kadar aradım yok.
+yaptım olacak.
-sevgilin varmı ?
-varlık ve yokluk görecelidir.
- sevgilin var mı?
+ bir bardak süt için inek beslemem.
- o ne demek lan?
+ felsefi temele daha oturtamadım.
- iyi çalışmalar.
+ eyvallah.
+sevgilin var mı?
-nihilistim ben yea
+allah ol derse olur .
+ sevgilin var mı?
- hayırlısı be gülüm. (ağızda sigara, yüzde bitkin bir ifade ile)
+belki var, belki yok; bunu bilemeyiz.
+yok abi o kadar aradım yok.
(aynı sorudan bıkmış bünyelerin verdiği alternatif cevaplardır.)
-sevgilin var mı?
+olmalı mı?
+olmalı mı?
+olsun diye ben de çok istiyorum ama karım izin
vermiyor ...
+niye? yoksa bulacak mısın bi' tane?
-olabilir.
-sevgilin var mı?
+bu bir teklif mi?
+bem bilmem beyim bilir..
+var ama evde.
2013'ün ilk postunda, sevgilisi olmayan değerli okuyucularımı düşündüm ve "sevgilin var mı sorularını savar" bu postu derledim..:) Bundan sonraki sevgilin yok mu sorusuna verilecek en kapak cevabı seçip yapıştır çok sevgili okuyucu!.. diyorum ve her zaman olduğu gibi geleneğe uyarak yanaklarınızdan mıncırıyorum..:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Pages
26 Ocak 2013 Cumartesi
Tavsiye Olunur: Pucca, Allah Beni Böyle Yaratmıs
Gönderen
gerbera
1/26/2013 12:33:00 ÖÖ
1 yorum
İki günde bitirdiğim, çoğu yerinde
sesli güldüğüm ve yine çoğu yerinde de içimi acıtan ender kitaplardan..
Ünlü bir blog yazarı olan Pucca'nın üniversite hayatı
ve “Ayaklarına kadar uzanan simsiyah montu ile Kenan
İmirzalıoğlu'nun içerisine bisiklet pompasıyla hava basmışlar gibi duruyordu” diye
tanımladığı Ankaralı'yla olan ilişkisini anlatan güzel bir kitap.
Üniversiteyi kazanarak Ankara'ya gelen bir genç kızın
yaşadığı ilginç olaylar, başına gelenler, çocukça masumiyeti ve boyundan büyük
4 yıl süren inişli çıkışlı aşk hikayesi..
Ben bir solukta okudum; ama bütün seriyi okuyanlar ilk
iki kitaba göre daha durağan olduğunu söylüyor. Eğer bu kitap için durağan
dedilerse -ki benim için son derece akıcıydı- ilk iki kitabı delicesine merak
ediyorum şu an.
Ben direk üçüncü kitaptan başladım; tabi o da tesadüf
eseri.. D&R' da gezinirken gözüm bu kitaba takıldı; biraz içeriğine baktım
birkaç paragraf okudum almaya cesaret edemedim; her D&R' a
geldiğimde, geldim gittim baktım, geldim gittim baktım.. En sonunda
arkadaşım halime acımış olacak ki bana bu kitabı hediye etme ihtiyacı
duydu :) Tabi bunda aynamı kırdığı için bu hatasını telafi etme çabasının veya
suçluluk duygusunun da etkili olduğunu söyleyebilirim..:)
Lafı daha fazla uzatarak vıdı vıdı etmeyim, bu kadar
ön bilgi yeter sanırım.. Daha fazlasını kitaba saklayın diyorum ve son olarak
fikir edinmek için size kitaptan birkaç kesit;
Tartışırken 'seviyene inemem'
diyorsam bunun anlamı, 'söyleyecek bir şey bulamadım,
sanırım beni döveceksin
ben kaçıyorum, annenlere selam'
Sanırım ben o kendi kedini gaza getiren insanlardanım, yani ortada fol yok yumurta yokken ben kendime omlet yapmaya çalışıyorum..
Dünyadaki en büyük heyecanlardan, bangee jumping'den, ejderhaların seni kovalamasından, İkinci Dünya Savaşı'ndan, hırsızlık yapmaktan, karanlıkta tuvalete gitmekten daha adrenalinli bir şey varsa o da sevgilinin telefonunu kurcalamaktır.
Sevgiliyi gördüğünde içinde olan o
tuhaf heyecan 'bunu ona anlatmalıyım' paniği, ayrılınca yerini 'geldi yine
tipini siktiğim'e bırakıyor...
Arkadaşların, ailen hatta tüm dünya
birleşse 'bu adam sana göre değil' dese o adama daha da yapışırsın. Ama falcı
dediyse o adam artık bitmiştir...
'Senin için her şeyi yaparım' ile
'Ben sana ne yaptım ya, bizi bu hale getirdin!' arasında geçen zaman dilimine
ilişki denilir, maalesef..
Ve "Eski
sevgiliye dönmek, ev tişörtüyle dışarıya çıkmak gibi. Rahat, bildik ama özel
değil. Hep bir huzursuzluk, keşke giymeseydim hissi..." diyor Pucca, ne kadar haklı..
Bu kadar tüyo yeter diyorum ve her zamanki gibi geleneğe uyarak yanaklarınızdan da mıncırmayı ihmal etmiyorum..
Not: Küfürlü konuşmaları sevmeyenler için kötü haber: kahramanımız Pucca'nın dilinin ayarı yok! :) (Pucca'nın küfür haznesi beni şoktan şoka soktu.. Başlangıçta ben de pek küfür sevmeyen biri olarak epey yadırgadım ama okudukça bunu açık sözlülüğüne bağladım ya da bağlamak istedim..)
Dip Not: Bu da erkekler için: Kitapta kadınların erkeklere olan bakış açısı, olayları algılama ve değerlendirme mevzuları -e kitabın yazarı da bir kadın olduğu için- tamamen bir kadın gözüyle yazılmış, haberiniz ola..
24 Ocak 2013 Perşembe
Sen kimsin peki?
Gönderen
gerbera
1/24/2013 02:12:00 ÖÖ
Her şeye kulp bulanlara ithafen;
Kilolu olsa ; Balina.
Zayıf olsa ; dal yutmuş.
Kısa etek giyerse ; yollu.
Uzun giyerse ; Kezban.
Samimi davranırsa ; yalaka.
Mesafe koyarsa ; yabani.
Makyaj yapsa ; doğal ol be baban badanacı mı?
Yapmasa ; ulan göz zevkimi bozdun yeminle.
Ders çalışsa ; yakında fotosentez yapacak.
Çalışmasa ; niyeti okumak değil zaten manita yapmaya geliyor okula.
Birini sevse ; Bu yaştan başlamış zilli.
Sevmese ; sığır aklınca zor kızı oynayacak.
Güzel olsa ; Kesin veriyordur.
Çirkin olsa ; Evladım olsa cebine eroin koyar polise veririm.
Peki, her şey iyi güzel de;
Birini eleştirirken hiç dönüp de ben kimim lan ,neye benziyorum diye aynaya baktın mı sen ?
Küçük İskender
20 Ocak 2013 Pazar
En Güzel Hediye
Gönderen
gerbera
1/20/2013 05:35:00 ÖS
Geçen
hafta 5.sınıflardan iki öğrencim harçlıklarını birleştirip bir hediye almışlar
bana. Anaaam görseniz ne tatlılar lan! Biri bütün okulun yaka silktiği, şikayet
ettiği, sınıfın en haylaz öğrencisi; diğeri ise bütün öğretmenlerinin övgüyle
söz ettiği en başarılı öğrencisi..
Neyse efem sadede geliyorum. İlk teneffüste
öğretmenim gelebilir misiniz diye beni sınıfa çağırmaları ve elime kendi
elleriyle yapmış oldukları bir zarfı tutuşturmaları bir oldu. Tam teşekkür
ederim diyecektim ki; aa bi baktım utanıp kaçışıyorlar :) Yazım yanlışları ve
noktalama işaretleri yanlışlarını görmezden gelerek, mektubumu okudum.
"öğretmenim biz sizi ilk geldiğinizden beri çok seviyoruz" yazısı
zaten benim 32 dişimi göstermeme yetmiyormuş gibi, baktım bir de kolye almışlar
banaaa :)
Sonraki teneffüslerde haylaz ve çalışkan öğrencilerim durmadan peşimde dolaşıyor, bana bakınıp duruyorlar.. En sonunda dayanamadılar, haylaz yanıma geldi öğretmenim kolyenizi taktınız mı diye sordu. Benden 'tabi ki taktım çok da beğendim, teşekkür ederim' cevabını alır almaz, birlikte hediye aldığı yanındaki arkadaşına hemen yetiştirdi: takmış takmışş! Öyle bir sevindiler ki, şaşırdım.. Noluyo lan yoksa başka bir şey mi var diyesim geldi :) O nasıl bir sevinme, nasıl bir gururlanmadır öyle!
Her gün cips, çikolata yiyen haylaz o gün hiçbir şey almadı, içim
sızladı lan! Çocuklar harçlıklarını bana feda etmiş..
Bundan daha güzel bir hediye almadım ben!
Çürük Çıktım!
Gönderen
gerbera
1/20/2013 05:08:00 ÖS
Evet sevgili okuyucu
yanlış okumadın bildiğin çürük çıktım! Geçen çarşamba günümü hastane ve
doktorlara feda ettim.. Sonuç: tırtt !
Önce göz hastanesinde öğrendiğim kör olduğum gerçeğiyle
yüzleşirken dönüşte bütün yol boyunca arkadaşın omzunda sızlandım, höykürdüm..
Yok daha kör olmadım küçük bir problem sadece :( bu bile beni benden almaya
yetti zaten..
Durun daha bitmediii! ardından çene cerrahisine gittim ve orada da
bu sefer de soldaki 20lik dişimin yan yattığını öğrendim, tam onun hemen küçük
bir operasyonla alınması fikrine alışmaya çalışırken bir de çenemdeki bilememne
diskinin kaymış olduğunu öğrendim.. Noluyo lan ölecek miyim ne? yaşlı olsam bu
kadar çok sağlık problemim olmazdı heraldi!!
Çok şükür dostlar benim de artık bir gözlüğüm ve lenslerim var!
Bu gazla gittim kendime hemen küçücük numaralarıma uygun gözlüğümü ve lenslerimi aldım, aldım da halt ettim! bir bekle bilene sor ama dmi? nerdeeeeee!! Daha sonra gözlük takan arkadaşlarla konuştuktan sonra o kadar küçük numaralar için genelde gözlük takmadıklarını ve takmazsan ilerlemediğini ama takınca ilerlediğini bizzat gözlük takanlara tasdik ettirdim.. Biraz rahat durabilsem zaten, şaşırırım..
Neyse ben de bunlara dayanarak ara ara ayıp olmasın o kadar aldım diyerekten gözlüğümü ve lenslerimi takiciim; bundan mütevellit artık sizin de dörtgöz bir gereberanız var sayın ve çok sevgili okuyucu.. Müjdemi isterim :)
19 Ocak 2013 Cumartesi
Basarı Nedir?
Gönderen
gerbera
1/19/2013 08:59:00 ÖS
15 Ocak 2013 Salı
Noluyo Lan!
Gönderen
gerbera
1/15/2013 08:17:00 ÖS
Bugünlerde her şeye
ağlayabilirim çok sevgili okuyucu, ota çöpe her türlü saçma sapan konu için
itinayla ağlanır! Kim demişti bana odun diye??
Ruhsuz, kalpsiz, odun ve
duygusuz başta olmak üzere her türlü
sıfatımı boşadım, terk ettim, ben benden gittim.. Sahi kimim lan ben :) Kedi
yavrusu görsem gözlerim doluyo, noluyo lan bana! Ben kedileri sevmem ki! Taş
kalbim mi yumuşuyor yoksa?
İsmail YK dinleyip, Murat Kekilli
söyleyesim, ‘Bu akşam ölürüm diyesim’
geliyor!! :)
Normalde çok güçlüyüm ya; aman “gölgelerin gücü adına” diye
attığım naralar boşa gitmesin!
Eskiden güzel şarkı diye eşlik ettiğim
duygusal şarkılar artık koyuyor;
derinden susarak dinliyor, düşünceli gözlerle bakıyorum.. Mıymıntı,
sulugöz olma yolunda emin ve bir o kadar da hızlı adımlarla ilerliyoruuum.. Allah’ım
bu gidişata bir son vermeliyim diye hemen faaliyete geçtim tabi.
Bu durumu danışmak
için fikirlerine güvendiğim bir arkadaşıma gittim, sordum. Bana söylediği ilk
şey ‘regl dönemine ne kadar var’ oldu :) doğru lan =) Ohh beaa…
Bir de özellikle
sözleriyle beni duygusala bağlayan Seksendört’ ün Dokunma adlı harika parçasını
bir dinleyin derim..
Youtube’dan dinlemek için tık tık
Bu da sözleri;
Dokunma dokunma kırılır kalbim
dokunma
Kırma kırma seven kalbimi kırma
Dokunma dokunma ben yaralı bir gönülüm
Vurup da kırıp da kanatıp cana dokunma
Anlaşmak bir bakış
Kırma kırma seven kalbimi kırma
Dokunma dokunma ben yaralı bir gönülüm
Vurup da kırıp da kanatıp cana dokunma
Anlaşmak bir bakış
Bazen de seviyorum
demektir
Anlaşmak bir gülüş
Bazen de bir özür dilemektir
Zor değil zor değil
Seviyorum seni derken bana özür dilemek
Konuşma konuşma düşünmeden konuşma
Kırma kırma incitip beni kırma
Unutma unutma bu günün yarınları da var
Hep sevdi sevecek deyip kendini avutma
Darılma darılma seven seveni affedermiş
Darılma darılma hemen nefrete sarılma
Dünyada en zor şey
Kırılan bir kalbi onarmaktır
İnsana yakışan insanca yaşayıp var olmaktır
Zor değil zor değil
Seviyorum derken bana özür dilemek
Konuşma konuşma düşünmeden konuşma
Kırma kırma seven gönlümü kırma
Anlaşmak bir gülüş
Bazen de bir özür dilemektir
Zor değil zor değil
Seviyorum seni derken bana özür dilemek
Konuşma konuşma düşünmeden konuşma
Kırma kırma incitip beni kırma
Unutma unutma bu günün yarınları da var
Hep sevdi sevecek deyip kendini avutma
Darılma darılma seven seveni affedermiş
Darılma darılma hemen nefrete sarılma
Dünyada en zor şey
Kırılan bir kalbi onarmaktır
İnsana yakışan insanca yaşayıp var olmaktır
Zor değil zor değil
Seviyorum derken bana özür dilemek
Konuşma konuşma düşünmeden konuşma
Kırma kırma seven gönlümü kırma
6 Ocak 2013 Pazar
Sevgilin Var mı? =)
Gönderen
gerbera
1/06/2013 08:35:00 ÖS
İŞTE ALTERNATİF CEVAPLAR :)
+sevgilin var mı?
-taze bitti ya, 5 dakka önce gelsen yetişecektin.
+var ama vermem.
+ sevgilin var mı?
- vatandır benim sevgilim
+ iyi akşamlar.
-sevgilin var mı?
+yaptım olacak.
-sevgilin varmı ?
-varlık ve yokluk görecelidir.
- sevgilin var mı?
+ bir bardak süt için inek beslemem.
- o ne demek lan?
+ felsefi temele daha oturtamadım.
- iyi çalışmalar.
+ eyvallah.
+sevgilin var mı?
-nihilistim ben yea
+allah ol derse olur .
+ sevgilin var mı?
- hayırlısı be gülüm. (ağızda sigara, yüzde bitkin bir ifade ile)
+belki var, belki yok; bunu bilemeyiz.
+yok abi o kadar aradım yok.
+yaptım olacak.
-sevgilin varmı ?
-varlık ve yokluk görecelidir.
- sevgilin var mı?
+ bir bardak süt için inek beslemem.
- o ne demek lan?
+ felsefi temele daha oturtamadım.
- iyi çalışmalar.
+ eyvallah.
+sevgilin var mı?
-nihilistim ben yea
+allah ol derse olur .
+ sevgilin var mı?
- hayırlısı be gülüm. (ağızda sigara, yüzde bitkin bir ifade ile)
+belki var, belki yok; bunu bilemeyiz.
+yok abi o kadar aradım yok.
(aynı sorudan bıkmış bünyelerin verdiği alternatif cevaplardır.)
-sevgilin var mı?
+olmalı mı?
+olmalı mı?
+olsun diye ben de çok istiyorum ama karım izin
vermiyor ...
+niye? yoksa bulacak mısın bi' tane?
-olabilir.
-sevgilin var mı?
+bu bir teklif mi?
+bem bilmem beyim bilir..
+var ama evde.
2013'ün ilk postunda, sevgilisi olmayan değerli okuyucularımı düşündüm ve "sevgilin var mı sorularını savar" bu postu derledim..:) Bundan sonraki sevgilin yok mu sorusuna verilecek en kapak cevabı seçip yapıştır çok sevgili okuyucu!.. diyorum ve her zaman olduğu gibi geleneğe uyarak yanaklarınızdan mıncırıyorum..:)
Bi bana baksana!!
Bu sitede yer alan tüm yazı ve içerik gerberaa.blogspot.com adresine aittir. İzin alınmadan veya şu siteden alınmıştır şeklinde isim belirtmeden alıntı yapılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun Haklara Tecavüzün Önlenmesi başlıklı 81.maddesine göre suçtur. Sonra ‘vay efendim bilmiyordum, düşünemedim’ deme! Bağlantı koy şurdan alıntıdır diye ciğerimi ye, beni de psikopata bağlatma ama dmi? J



.jpg)



