Frangipani Flower
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
mimlenmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mimlenmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ağustos 2012 Salı

Nedir bu Mim, Diy?



     Bir süredir blog dünyasında çok popüler trendlerden olan mimlemek ve diy neredeyse bütün blog sahiplerinin bildiği ve kullandığı terimler haline geldi..

     Birkaç gün önce bir takip ettiğim blog sahibi arkadaşımın beni mimlemesiyle "mim? nasıl yani!" falan oldum ve de ilk mim yazımı yazmış oldum..



Peki mim nedir?

     Mim; bir blog sahibinin veya site sahibinin bir konu hakkında kişisel düşünce ve görüşlerini yazması hatta yorum yapması ve bu yazıyı yazdıktan sonra yazının sonunda topu başkalarına atarak "sizi mimledim" demesiyle son bulan yazılardır. Yani bu kısaca ben bu konu hakkında bunları düşünüyorum ve sizin de fikirlerinizi yazmanızı istiyorum deme şeklidir.


     Mimlenen blog yazarları da bu konuyla ilgili fikirlerini yazarlar ve onlar da başka blog yazarlarını mimlerler; zincir bu şekilde devam eder.. Bu şekilde blog yazarları kendi aralarında paslaşır ve konu hakkında daha geniş bir görüş açısına sahip olunur,  blog yazarları kendi içinde sosyalleşir ve bir nevi beyin fırtınası yapılır.


Olur da bir blog yazarı tarafından mimlenirseniz sakın kelimenin gerçek anlamı olan "işaret etmek, lekelenmek" olarak algılamayın.. :)


Bir mim yazısı okumak için ise buraya tık tık





Peki Diy nedir?

     İngilizcede kendi işini kendin yap anlamına gelen "do it yourself" kelimelerinin kısaltmasıdır. Kendin pişir kendin ye felsefesine benzer. İhtiyacın olan neyse kendin yap üret anlamına çıkar. Örneğin evin bir odasının boyanması mı lazım kendin boyarsan bu diy olur; ya da bir mücevher kutusuna mı ihtiyacın var malzemelerini alıp kendi mücevher kutunu kendin yaparsın bu da diy olur, kendi takını tasarlar, kendi çantanı dikersen vb kendin yaptığın sürece diy olur..  Bir nevi eldeki değerlendirme olayıdır diyebiliriz.


Böylelikle alışveriş/tüketim çılgınlığı dizginlenmiş olur, tüketim uğruna doğal kaynakların tüketilmesi yavaşlar ve hem sizin ekonominize hem de ülke ekonomisine katkı sağlamış olursunuz..


Artık mimlenmeyi de diy'i de biliyorsunuuuz, sonra vay efendim gerbera demedi haberimiz yoktu demeyin diyorum(hemen cıvıtıyorum) ve yanaklarınızdan mıncırıyorum..:)



Devamını Oku

24 Ağustos 2012 Cuma

Mimlendimmm!..



 Keyifle takip ettiğim supercellma tarafından mimlenmiş bulunmaktayımm.. Konuyu görünce öyle bir bakakaldım.. İnsanı afallatacak kadar ilginç ve güzel bir konu.. (Kazık geldi hocamm..)





15 yıl sonra mı?? (Yaa hocam ama sorular çok zorduuu, çalıştığım yerden gelmedi diye mızmızlanasım var..:)


Çocukken ne güzeldi ya, şimdi çocuk olsam -ki hala yetişkin olduğumdan şüpheliyim- astronot olcam 15 yıl sonra derdim.. ama artık daha usturuplu cevaplar vermek gerekiyor dmi? Herhalde en değerlimin -beni ikna edecek öyle biri olursa tabi- ısrarları üzerine evli, tercihen çocuksuz ama evcil hayvan olarak köpek sahibi, en azından bari bir tane cadı mı cadı bir kız annesi olurum. Aaa bir de prof olacağım dmi.. :) Açılın bilim dünyası, akademisyenler: 15 yıl sonraki profesörünüz gerberaa geliyooor.. :)

Hayal ettiğin kadarsın demiş bir düşünür (kim ben de bilmiyorum valla), ondan deli gibi hayaller kurcam şimdi, cümle alem ne kadar olduğumu görsün diye..:)

Valla bilim dünyasına sesleniyorum buradan: uçan arabaları yapmış olun o zamana kadar, ben elaleme "koskoca profesör arabasıyla trafikte kalmış gene" dedirtmemm! Artık havalara uçmak deyiminin gerçek bir anlamı da olacak, vay be..

Sonracığıma şu yaşlanmayı falan da durdurun 38'imde de hala 20'sindeki gibi desinler.. Ha bir de şu evlat olayı var dimi? Mesela çocuğun hayırsız çıkarsa, çürük falan çıkarsa ya da iyi yapamadım ben bunu diye hayıflandığın zaman başka 0 km bir çocukla değiştirebilme imkanın olsun.. Aşk da sonsuza kadar sürse de şu " aşk bitince sevgi kalıyor, sevgi saygı her şeyin başı" klişelerinden kurtulsak!..

Yemek olayını da kapsüllerle halledelim desem çok mu olurum? En azından kilo almayı engelleyen haplar veya yöntemler olsun.."hooop aldım hapımııı, şimdi koca bir yaş pastayı hüpletceem.." hayali bile güzell..:)

Robotları da unutmayalım amaa.. Ben oturayım her işi robotum yapsın..oohh!

Bunlar olmazsa galiba evli, 2-3 çocuk annesi, çalışmayan, ev gezmelerine altın günlerine falan giden bi hanımceiz olurum. Yok yok olacak bunlar, aksini düşünmek bile istemiyorumm..

Ne demişler gelecek de bir gün gelecek (inşallah)..

Bu konudaki görüşlerini çok merak ettiğim (ve hepimizi kırıp geçireceğini düşündüğüm) bidost'u ve efervesan'ı mimliyorum ve hepinizi yanaklarınızdan mıncırıyorum..


Nedir bu mimlenmek derseniz buraya tık tık 







Görsel alıntı buradan


Devamını Oku

Pages

mimlenmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mimlenmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ağustos 2012 Salı



     Bir süredir blog dünyasında çok popüler trendlerden olan mimlemek ve diy neredeyse bütün blog sahiplerinin bildiği ve kullandığı terimler haline geldi..

     Birkaç gün önce bir takip ettiğim blog sahibi arkadaşımın beni mimlemesiyle "mim? nasıl yani!" falan oldum ve de ilk mim yazımı yazmış oldum..



Peki mim nedir?

     Mim; bir blog sahibinin veya site sahibinin bir konu hakkında kişisel düşünce ve görüşlerini yazması hatta yorum yapması ve bu yazıyı yazdıktan sonra yazının sonunda topu başkalarına atarak "sizi mimledim" demesiyle son bulan yazılardır. Yani bu kısaca ben bu konu hakkında bunları düşünüyorum ve sizin de fikirlerinizi yazmanızı istiyorum deme şeklidir.


     Mimlenen blog yazarları da bu konuyla ilgili fikirlerini yazarlar ve onlar da başka blog yazarlarını mimlerler; zincir bu şekilde devam eder.. Bu şekilde blog yazarları kendi aralarında paslaşır ve konu hakkında daha geniş bir görüş açısına sahip olunur,  blog yazarları kendi içinde sosyalleşir ve bir nevi beyin fırtınası yapılır.


Olur da bir blog yazarı tarafından mimlenirseniz sakın kelimenin gerçek anlamı olan "işaret etmek, lekelenmek" olarak algılamayın.. :)


Bir mim yazısı okumak için ise buraya tık tık





Peki Diy nedir?

     İngilizcede kendi işini kendin yap anlamına gelen "do it yourself" kelimelerinin kısaltmasıdır. Kendin pişir kendin ye felsefesine benzer. İhtiyacın olan neyse kendin yap üret anlamına çıkar. Örneğin evin bir odasının boyanması mı lazım kendin boyarsan bu diy olur; ya da bir mücevher kutusuna mı ihtiyacın var malzemelerini alıp kendi mücevher kutunu kendin yaparsın bu da diy olur, kendi takını tasarlar, kendi çantanı dikersen vb kendin yaptığın sürece diy olur..  Bir nevi eldeki değerlendirme olayıdır diyebiliriz.


Böylelikle alışveriş/tüketim çılgınlığı dizginlenmiş olur, tüketim uğruna doğal kaynakların tüketilmesi yavaşlar ve hem sizin ekonominize hem de ülke ekonomisine katkı sağlamış olursunuz..


Artık mimlenmeyi de diy'i de biliyorsunuuuz, sonra vay efendim gerbera demedi haberimiz yoktu demeyin diyorum(hemen cıvıtıyorum) ve yanaklarınızdan mıncırıyorum..:)



24 Ağustos 2012 Cuma



 Keyifle takip ettiğim supercellma tarafından mimlenmiş bulunmaktayımm.. Konuyu görünce öyle bir bakakaldım.. İnsanı afallatacak kadar ilginç ve güzel bir konu.. (Kazık geldi hocamm..)





15 yıl sonra mı?? (Yaa hocam ama sorular çok zorduuu, çalıştığım yerden gelmedi diye mızmızlanasım var..:)


Çocukken ne güzeldi ya, şimdi çocuk olsam -ki hala yetişkin olduğumdan şüpheliyim- astronot olcam 15 yıl sonra derdim.. ama artık daha usturuplu cevaplar vermek gerekiyor dmi? Herhalde en değerlimin -beni ikna edecek öyle biri olursa tabi- ısrarları üzerine evli, tercihen çocuksuz ama evcil hayvan olarak köpek sahibi, en azından bari bir tane cadı mı cadı bir kız annesi olurum. Aaa bir de prof olacağım dmi.. :) Açılın bilim dünyası, akademisyenler: 15 yıl sonraki profesörünüz gerberaa geliyooor.. :)

Hayal ettiğin kadarsın demiş bir düşünür (kim ben de bilmiyorum valla), ondan deli gibi hayaller kurcam şimdi, cümle alem ne kadar olduğumu görsün diye..:)

Valla bilim dünyasına sesleniyorum buradan: uçan arabaları yapmış olun o zamana kadar, ben elaleme "koskoca profesör arabasıyla trafikte kalmış gene" dedirtmemm! Artık havalara uçmak deyiminin gerçek bir anlamı da olacak, vay be..

Sonracığıma şu yaşlanmayı falan da durdurun 38'imde de hala 20'sindeki gibi desinler.. Ha bir de şu evlat olayı var dimi? Mesela çocuğun hayırsız çıkarsa, çürük falan çıkarsa ya da iyi yapamadım ben bunu diye hayıflandığın zaman başka 0 km bir çocukla değiştirebilme imkanın olsun.. Aşk da sonsuza kadar sürse de şu " aşk bitince sevgi kalıyor, sevgi saygı her şeyin başı" klişelerinden kurtulsak!..

Yemek olayını da kapsüllerle halledelim desem çok mu olurum? En azından kilo almayı engelleyen haplar veya yöntemler olsun.."hooop aldım hapımııı, şimdi koca bir yaş pastayı hüpletceem.." hayali bile güzell..:)

Robotları da unutmayalım amaa.. Ben oturayım her işi robotum yapsın..oohh!

Bunlar olmazsa galiba evli, 2-3 çocuk annesi, çalışmayan, ev gezmelerine altın günlerine falan giden bi hanımceiz olurum. Yok yok olacak bunlar, aksini düşünmek bile istemiyorumm..

Ne demişler gelecek de bir gün gelecek (inşallah)..

Bu konudaki görüşlerini çok merak ettiğim (ve hepimizi kırıp geçireceğini düşündüğüm) bidost'u ve efervesan'ı mimliyorum ve hepinizi yanaklarınızdan mıncırıyorum..


Nedir bu mimlenmek derseniz buraya tık tık 







Görsel alıntı buradan


Bi bana baksana!!

Bu sitede yer alan tüm yazı ve içerik gerberaa.blogspot.com adresine aittir. İzin alınmadan veya şu siteden alınmıştır şeklinde isim belirtmeden alıntı yapılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun Haklara Tecavüzün Önlenmesi başlıklı 81.maddesine göre suçtur. Sonra ‘vay efendim bilmiyordum, düşünemedim’ deme! Bağlantı koy şurdan alıntıdır diye ciğerimi ye, beni de psikopata bağlatma ama dmi? J

© 2011 gerberaa, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena