Frangipani Flower
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
düğün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
düğün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ekim 2012 Cuma

Abiye elbise alırken dikkat edilesi 10 önemli nokta!


Üç günlük kaçamak tatil yapayım derken bir hesapladım benim son zamanlardaki kaçamaklarım neredeyse bir ay olmuş.. yaz tatili gibi resmen.. Bana her gün tatil sayın okuyucu hemen ben niye yapamıyorum, benim biye püskevitim yok deme..:) 

Biraz İzmir'e kaçayım dedim huzur bulayım, kafa dinleyim diye, peki dinleyebildim mi? Pek sayılmaz.. Günde 3-4 saat yürümeye ve mağaza mağaza dolaşmaya kafa dinlemek demezsek hiç sayılmaz..






Düğünümüz var a dostlar! :) Bayramda düğünümüz var e bundan mütevellit elbise, ayakkabı, takı toka, ıvır zıvır.. vs ne buldumsa aldım, alınacaklar listemi tamamladım.. Yalnız kolye konusunda hala kararsızım.. 

Efem gerbera'dan size abiye elbise alırken ben ettim siz etmeyin mahiyetinde altın öğütler;

1. Son güne bırakmayın!! Ben aniden kararlaştırılan daha doğrusu öne çekilen düğün tarihi yüzünden dolayısıyla zaman da kalmadığından mecburen son günlere kaldım ama gerçekten zorlandım.. Bir de üç gün gibi kısıtlı bir zaman ayırınca hepten panik oldum.

2. Piyasa araştırması yapın. Piyasadaki elbise modellerini araştırın, hangi modeller moda hangi elbise renkleri öne çıkıyor ve fiyat araştırması da yaparak hem zevkinize hem de bütçenize uygun bir elbise modeli bulmanız mümkün.

3. Bu aşamalardan sonra kafanızda bir elbise oluşturun; en azından modelini rengini, kısa veya uzun mu olacağını belirleyin. Ne aradığınız bilirseniz bulmanız da bir hayli kolaylaşacaktır.

4. Olanı almayın. Dolabında zaten bir sürü siyah renkte elbise varsa bir tane daha siyah almak hiçbir farklılık kazandırmayacaktır size ya da aynı model elbise varsa bir tane daha aynı modelden almak size monotonluktan başka bir şey kazandırmaz. Hatta eski elbisenizi giydiğinizi düşünenlerin çıkması sizi kızdırabilir.

5. Çok fonksiyonlu hemen hemen her duruma ve mekana uyum sağlayabilen elbiseleri tercih edin. Eğer bir elbiseyi sadece tek bir günde giyeceğim, sonrasında dolap bekleteceğim demiyorsanız; hem özel günlerde hem davetlerde hem de yakın eş dost düğünlerinde giyebileceğiniz, her duruma gidecek bir elbise almaya çalışın.

6. Eğer aceleniz yoksa sezon sonu indirimlerini yakalamaya çalışın..

7. Zevkine güvendiğiniz bir arkadaşınızı gün boyunca esir alın. Bazen bir anlık dalgınlık, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içine düşüp aslında hiç güzel olmayan bir elbise alıyorken bulabilirsiniz kendinizi..:) İşte bu elim durumu engellemek için farklı bir bakış açısına ihtiyacınız olacaktır..:)

8. Satış danışmanına, mağazada çalışan elemanlara kesinlikle inanmayın!! O insan orada çalışıyor, belki de prim alıyor, tabi ki size 'harika oldu, muhteşem duruyor' diyecek. Hiç bir şey değilse tanımadığınız bir satış elemanıyla sizin zevkiniz büyük ihtimalle uyuşmayacaktır. Bu yüzden satış elemanının pohpohlamasıyla değil siz gerçekten beğendiğiniz için alın o elbiseyi..

9. Renge dikkat! O elbiseyle birlikte ona uygun bir çanta ve bir de ayakkabı alınacak. O yüzden piyasada bulunması zor veya kombine edilmesi zor ve çok farklı renkleri tercih etmeyin..

10. Makbuz veya fişi kesinlikle atmayın ve saklayın. Belki o anda bin tane mağaza dolaşmış olmanın verdiği bıkkınlık ve dalgınlıkla elbisenin kusurlarını göremeyebilirsiniz. Eve geldiğinizde fark ettiğiniz bu kusurları ücretsiz düzelttirmek veya elbiseyi değiştirmek için o makbuza ihtiyacınız olacak.

Elbiseyi alırken muhakkak denemeniz gerektiğini söylememe gerek yok herhalde.. Siz de benim gibi sezon sonu bir düğüne veya özel bir güne davetliyseniz eminim bu öğütler çok işinize yarayacak..



Hadi bakalım bu altın gibi tavsiyeleri de kaptınız benden :) diyorum ve yanaklarınızdan mıncırıyorum..









Görsel alıntı buradan
Devamını Oku

30 Eylül 2012 Pazar

Oturmaya mı geldik, hobaaa :)


Eş dost yakın akraba düğünlerinde sandalyeye çivilenerek yerinden kalkmayan; tanımadıkları insanların düğününde ise iki saniye oturmayan, göbecikler atan gerberadan hepinize selamlar efem..:)




Nerden geldi bu oynama aşkı valla ben de bilmiyorum.. Akşam yakınlardan müzik sesi geliyordu hadi bi gidelim bakalım hem izleriz dedik.. Ama izledik mi? asla! Oynamaktan izlemeye vakit mi kaldı diye sormak lazım önce..:)


Çimenlere oturmuştuk yanı başımızdaki düğüne bakıyorduk ki, kızlar geldi yanımıza "hadi kalkın bakalım oynucaz.." Tabi önce bir naz bir niyaz bizde, sanki kraliyet ailesindeniz de göbek atmaya utanıyoruz.. Yok olmaz bir sürü insan falan, hem hepsi de yabancı utanırız falan derken.. Bir an arkadaşa döndüm "sen kalkarsan ben de kalkarım" demeye kalmadan "e ne duruyosun kalk hadi o zaman" diye cevabı yapıştırması bir oldu..:) Meğer bi kıvılcım bekliyormuşuz..:)


Kenarda köşede 5-6 kız birlikte kendi aramızda oynamamızla başlayan düğün maceramız, düğün sahibinin "kızlar burada oynayamazsınız.. ya sahnede oynarsınız ya da hiç oynamazsınız" şeklinde konuşmasıyla bizi sahneye atarak karşı atak yapmasıyla bir anda sahnede bulduk kendimizi! Bir an bi baktım düğün sahibi teyze beni kolumdan tutmuş sahneye sürüklüyor.. Gerisini hatırlımıyorum, o andan sonrası kopmuş bende..:)


Sonrasında hatırladığım bazı kareler: çile bülbülüm derken hep bir ağızdan çileeeeeeeee diye boğaz patlatma anı, orkestranın tamam mı devam mı sorularına devaaaaaam diye kendimizi yırtmamız, hiç tanımıdağım kızlarla karşılıklı çiftetelli oynamamız ve ankara havasında göbecikler atmamız..


Ben oynamayı bilmiyorum ama diyen ben, kendim bile şaşırdım.. Demek ki oynamayı bilmiyorum ben diye naz yapanlardan korkmak lazımmış meğer!..


Oynamaktan korkmayın diyorum ve yanaklarınızdan mıncırıyorum..:)



Not: Düğün sahipleri bizi çok iyi ağırladı ama :) malum düğünde en çok oynayan biz olunca, bizi pastalar kurabiyelerle, kolalar fantalar gazozlarla beslediler.. Ağırlama yönünden düğün sahiplerine 30 puan!

Hafiften kıskandım ama gelini de çok beğendim.. Güzel oynayışı, pistte uzun süre kalması ve cana yakın hareketleri (özellikle de gelinle karşılıklı oynadıktan sonra) ile benden bir 40 puan daha..:) (Ne uzun not oldu bea)


Geceyi 70 puanla tamamlayarak gecenin 1. olan bu güzel çiftimize hayatta başarılar evliliklerinde bol bol mutluluklar diliyoruz ve yerlerine(balayına) gönderiyoruuuuzz..:) 










Görsel alıntı buradan
Devamını Oku

5 Eylül 2012 Çarşamba

Camide bir gelin ve damat!


      Stüdyo dışında çekilen düğün fotoğraflarını oldum olası sevmişimdir; ormanda yeşillik börtü böcek içinde olsun, deniz kenarında kordonda falan olsun hatta tarihi mekanlarda çekilenler.. Hepsi iyi hoş da camide düğün fotoğrafları çekildiğini ilk defa görüyorum.



     Rize'de bir fotoğraf stüdyosu camide düğün fotoğrafları için çekim yapmış.. Tabi kutsal bir mekan olduğu için benim aklıma bazı soru işaretleri geldi; bir ibadet yeri olduğundan bir sakınca veya dikkat edilmesi gereken bir nokta var mıdır? Yapılması dini açıdan doğru mudur? Sadece görsel zenginlik için mi tercih edildi? bu fotoğraflarda cami de çekiyoruz çünkü biz dindarız mesajı da veriliyor mu? ya da gelin açık olsa gene camide çekilir mi bu fotoğraflar?



Görsellik açısından gerçekten hoş olmuş; ama yine de kafam karıştı.. Sizce?

Daha fazlası için  tık tık

Devamını Oku

Pages

düğün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
düğün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ekim 2012 Cuma


Üç günlük kaçamak tatil yapayım derken bir hesapladım benim son zamanlardaki kaçamaklarım neredeyse bir ay olmuş.. yaz tatili gibi resmen.. Bana her gün tatil sayın okuyucu hemen ben niye yapamıyorum, benim biye püskevitim yok deme..:) 

Biraz İzmir'e kaçayım dedim huzur bulayım, kafa dinleyim diye, peki dinleyebildim mi? Pek sayılmaz.. Günde 3-4 saat yürümeye ve mağaza mağaza dolaşmaya kafa dinlemek demezsek hiç sayılmaz..






Düğünümüz var a dostlar! :) Bayramda düğünümüz var e bundan mütevellit elbise, ayakkabı, takı toka, ıvır zıvır.. vs ne buldumsa aldım, alınacaklar listemi tamamladım.. Yalnız kolye konusunda hala kararsızım.. 

Efem gerbera'dan size abiye elbise alırken ben ettim siz etmeyin mahiyetinde altın öğütler;

1. Son güne bırakmayın!! Ben aniden kararlaştırılan daha doğrusu öne çekilen düğün tarihi yüzünden dolayısıyla zaman da kalmadığından mecburen son günlere kaldım ama gerçekten zorlandım.. Bir de üç gün gibi kısıtlı bir zaman ayırınca hepten panik oldum.

2. Piyasa araştırması yapın. Piyasadaki elbise modellerini araştırın, hangi modeller moda hangi elbise renkleri öne çıkıyor ve fiyat araştırması da yaparak hem zevkinize hem de bütçenize uygun bir elbise modeli bulmanız mümkün.

3. Bu aşamalardan sonra kafanızda bir elbise oluşturun; en azından modelini rengini, kısa veya uzun mu olacağını belirleyin. Ne aradığınız bilirseniz bulmanız da bir hayli kolaylaşacaktır.

4. Olanı almayın. Dolabında zaten bir sürü siyah renkte elbise varsa bir tane daha siyah almak hiçbir farklılık kazandırmayacaktır size ya da aynı model elbise varsa bir tane daha aynı modelden almak size monotonluktan başka bir şey kazandırmaz. Hatta eski elbisenizi giydiğinizi düşünenlerin çıkması sizi kızdırabilir.

5. Çok fonksiyonlu hemen hemen her duruma ve mekana uyum sağlayabilen elbiseleri tercih edin. Eğer bir elbiseyi sadece tek bir günde giyeceğim, sonrasında dolap bekleteceğim demiyorsanız; hem özel günlerde hem davetlerde hem de yakın eş dost düğünlerinde giyebileceğiniz, her duruma gidecek bir elbise almaya çalışın.

6. Eğer aceleniz yoksa sezon sonu indirimlerini yakalamaya çalışın..

7. Zevkine güvendiğiniz bir arkadaşınızı gün boyunca esir alın. Bazen bir anlık dalgınlık, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içine düşüp aslında hiç güzel olmayan bir elbise alıyorken bulabilirsiniz kendinizi..:) İşte bu elim durumu engellemek için farklı bir bakış açısına ihtiyacınız olacaktır..:)

8. Satış danışmanına, mağazada çalışan elemanlara kesinlikle inanmayın!! O insan orada çalışıyor, belki de prim alıyor, tabi ki size 'harika oldu, muhteşem duruyor' diyecek. Hiç bir şey değilse tanımadığınız bir satış elemanıyla sizin zevkiniz büyük ihtimalle uyuşmayacaktır. Bu yüzden satış elemanının pohpohlamasıyla değil siz gerçekten beğendiğiniz için alın o elbiseyi..

9. Renge dikkat! O elbiseyle birlikte ona uygun bir çanta ve bir de ayakkabı alınacak. O yüzden piyasada bulunması zor veya kombine edilmesi zor ve çok farklı renkleri tercih etmeyin..

10. Makbuz veya fişi kesinlikle atmayın ve saklayın. Belki o anda bin tane mağaza dolaşmış olmanın verdiği bıkkınlık ve dalgınlıkla elbisenin kusurlarını göremeyebilirsiniz. Eve geldiğinizde fark ettiğiniz bu kusurları ücretsiz düzelttirmek veya elbiseyi değiştirmek için o makbuza ihtiyacınız olacak.

Elbiseyi alırken muhakkak denemeniz gerektiğini söylememe gerek yok herhalde.. Siz de benim gibi sezon sonu bir düğüne veya özel bir güne davetliyseniz eminim bu öğütler çok işinize yarayacak..



Hadi bakalım bu altın gibi tavsiyeleri de kaptınız benden :) diyorum ve yanaklarınızdan mıncırıyorum..









Görsel alıntı buradan

30 Eylül 2012 Pazar


Eş dost yakın akraba düğünlerinde sandalyeye çivilenerek yerinden kalkmayan; tanımadıkları insanların düğününde ise iki saniye oturmayan, göbecikler atan gerberadan hepinize selamlar efem..:)




Nerden geldi bu oynama aşkı valla ben de bilmiyorum.. Akşam yakınlardan müzik sesi geliyordu hadi bi gidelim bakalım hem izleriz dedik.. Ama izledik mi? asla! Oynamaktan izlemeye vakit mi kaldı diye sormak lazım önce..:)


Çimenlere oturmuştuk yanı başımızdaki düğüne bakıyorduk ki, kızlar geldi yanımıza "hadi kalkın bakalım oynucaz.." Tabi önce bir naz bir niyaz bizde, sanki kraliyet ailesindeniz de göbek atmaya utanıyoruz.. Yok olmaz bir sürü insan falan, hem hepsi de yabancı utanırız falan derken.. Bir an arkadaşa döndüm "sen kalkarsan ben de kalkarım" demeye kalmadan "e ne duruyosun kalk hadi o zaman" diye cevabı yapıştırması bir oldu..:) Meğer bi kıvılcım bekliyormuşuz..:)


Kenarda köşede 5-6 kız birlikte kendi aramızda oynamamızla başlayan düğün maceramız, düğün sahibinin "kızlar burada oynayamazsınız.. ya sahnede oynarsınız ya da hiç oynamazsınız" şeklinde konuşmasıyla bizi sahneye atarak karşı atak yapmasıyla bir anda sahnede bulduk kendimizi! Bir an bi baktım düğün sahibi teyze beni kolumdan tutmuş sahneye sürüklüyor.. Gerisini hatırlımıyorum, o andan sonrası kopmuş bende..:)


Sonrasında hatırladığım bazı kareler: çile bülbülüm derken hep bir ağızdan çileeeeeeeee diye boğaz patlatma anı, orkestranın tamam mı devam mı sorularına devaaaaaam diye kendimizi yırtmamız, hiç tanımıdağım kızlarla karşılıklı çiftetelli oynamamız ve ankara havasında göbecikler atmamız..


Ben oynamayı bilmiyorum ama diyen ben, kendim bile şaşırdım.. Demek ki oynamayı bilmiyorum ben diye naz yapanlardan korkmak lazımmış meğer!..


Oynamaktan korkmayın diyorum ve yanaklarınızdan mıncırıyorum..:)



Not: Düğün sahipleri bizi çok iyi ağırladı ama :) malum düğünde en çok oynayan biz olunca, bizi pastalar kurabiyelerle, kolalar fantalar gazozlarla beslediler.. Ağırlama yönünden düğün sahiplerine 30 puan!

Hafiften kıskandım ama gelini de çok beğendim.. Güzel oynayışı, pistte uzun süre kalması ve cana yakın hareketleri (özellikle de gelinle karşılıklı oynadıktan sonra) ile benden bir 40 puan daha..:) (Ne uzun not oldu bea)


Geceyi 70 puanla tamamlayarak gecenin 1. olan bu güzel çiftimize hayatta başarılar evliliklerinde bol bol mutluluklar diliyoruz ve yerlerine(balayına) gönderiyoruuuuzz..:) 










Görsel alıntı buradan

5 Eylül 2012 Çarşamba


      Stüdyo dışında çekilen düğün fotoğraflarını oldum olası sevmişimdir; ormanda yeşillik börtü böcek içinde olsun, deniz kenarında kordonda falan olsun hatta tarihi mekanlarda çekilenler.. Hepsi iyi hoş da camide düğün fotoğrafları çekildiğini ilk defa görüyorum.



     Rize'de bir fotoğraf stüdyosu camide düğün fotoğrafları için çekim yapmış.. Tabi kutsal bir mekan olduğu için benim aklıma bazı soru işaretleri geldi; bir ibadet yeri olduğundan bir sakınca veya dikkat edilmesi gereken bir nokta var mıdır? Yapılması dini açıdan doğru mudur? Sadece görsel zenginlik için mi tercih edildi? bu fotoğraflarda cami de çekiyoruz çünkü biz dindarız mesajı da veriliyor mu? ya da gelin açık olsa gene camide çekilir mi bu fotoğraflar?



Görsellik açısından gerçekten hoş olmuş; ama yine de kafam karıştı.. Sizce?

Daha fazlası için  tık tık

Bi bana baksana!!

Bu sitede yer alan tüm yazı ve içerik gerberaa.blogspot.com adresine aittir. İzin alınmadan veya şu siteden alınmıştır şeklinde isim belirtmeden alıntı yapılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun Haklara Tecavüzün Önlenmesi başlıklı 81.maddesine göre suçtur. Sonra ‘vay efendim bilmiyordum, düşünemedim’ deme! Bağlantı koy şurdan alıntıdır diye ciğerimi ye, beni de psikopata bağlatma ama dmi? J

© 2011 gerberaa, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena